Kayıtlar

SAFLAŞMADAN SELÂMA

Resim
  SAFFÂT SURESİ: SAFLAŞMADAN SELÂMA ŞİHAB, KULAK HIRSIZLIĞI VE HAKİKATİN KORUNMASI Giriş: Saffât'ın Başındaki Gökyüzü Neden Bu Kadar Önemlidir? Saffât Suresi, daha ilk ayetlerinde son derece yoğun bir kavramsal yapı kurar: Saf saf dizilenler, sevk ve idare edenler, zikri okuyanlar... Sûre bu başlangıçtan sonra insanın Allah karşısındaki konumunu, inkârı, şirki, peygamberlerin mücadelelerini, İbrahim'in teslimiyetini, Yunus'un karanlıktaki yönelişini ve nihayet büyük kurtuluşu anlatır. Fakat Saffât'ın ilk bölümünde bulunan bir başka unsur bütün bu yapının anlaşılması bakımından son derece önemlidir: Şeytanların göğe yönelmesi, dinlemeye çalışması ve şihablarla kovulması. Bu sahne sûrenin dışında duran bağımsız bir kozmik tasvir değildir. Tam tersine, sûrenin daha sonra insan hayatında anlatacağı saflaşma, sınır, yetki, bilgi, şirk, teslimiyet ve kurtuluş meselelerinin kozmik karşılığı olarak okunabilir. Sûrenin başı bu nedenle yalnızca: “Saf saf dizilenler kimdir?” soru...

Ölüm Sarhoşluğu

Resim
  Ölüm Sarhoşluğu: Sûrun Sesinden Önceki Son Sanrı İnsan, hayatı boyunca ölüm gerçeğini erteleyerek yaşar. Ölümü bilir fakat kendisi için uzak bir ihtimal gibi düşünür. Sahip oldukları, planları, ailesi, makamı, serveti ve yarına ilişkin beklentileri, ona hayatın devam edeceği duygusunu verir. Kur’an ise insanın bu yanılsamasını bir anda kırar ve ölümün kaçınılmazlığını bütün çıplaklığıyla ortaya koyar: “Her nefis ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân 3:185) Kur’an’ın ölüm tasvirlerinde dikkat çeken kavramlardan biri **“ölüm sarhoşluğu”**dur. Kaf Suresi’nde bu an, insanın bütün kaçışlarının sona erdiği eşik olarak gösterilir: “Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir ve ‘İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir!’ denilir.” (Kaf 50:19) Burada ölüm, yalnızca bedenin biyolojik olarak sona ermesi şeklinde sunulmaz. Aynı zamanda insanın kendisi hakkında kurduğu yanılsamanın da sona ermesidir. İnsan artık ölümden kaçamayacağını, dünyaya ilişkin hesaplarının tamamlanmadığını ve geri dönüş imkânının ortadan k...

“Allah ve Rasûlü” ile “Rasûlullah” İfadeleri

Resim
  Kur’an’da Yetki, Temsil ve Kimlik: “Allah ve Rasûlü” ile “Rasûlullah” İfadeleri Kur’an’ın dilsel ve kavramsal yapısı incelendiğinde, ilahi mesajın aktarımında kullanılan ifadelerin rastgele seçilmediği görülür. Aynı kişiyi veya aynı elçilik görevini ifade eden farklı yapıların farklı bağlamlarda tercih edilmesi, Kur’an’ın kendi içinde son derece hassas bir anlam örgüsü kurduğunu gösterir. Bu bağlamda özellikle “Allah ve Rasûlü” ile “Rasûlullah” ifadeleri dikkat çekicidir. İlk bakışta iki ifade aynı alanı anlatıyor gibi görünse de aralarında önemli bir semantik fark bulunmaktadır. “Rasûlullah” daha çok elçinin kimliğini, makamını ve Allah tarafından görevlendirilmiş olduğunu ortaya koyarken, “Allah ve Rasûlü” yapısı ilahi kaynak ile bu kaynağın elçilik makamı üzerinden toplumsal alana taşınmasını birlikte ifade eder. Bu ayrım, Kur’an’da elçinin yetkisinin nereden geldiği, “Rasûle itaat”in ne anlama geldiği ve elçinin şahsı ile elçilik makamının nasıl birbirinden ayrılması gere...

Kuranda "LAHMEN TARİYYEN" Kavramı

Resim
“LAHMEN TARİYYEN” Tazelik, Yeni Oluş, Sıvı-Katı Karşıtlığı ve İlahi Rızkın Görünür Hâle Gelmesi Kur’an'ın deniz nimetlerini anlatırken kullandığı “lahmen tariyyen” ifadesi, ilk bakışta yalnızca “taze et” şeklinde çevrilebilir. Ancak Kur’an'ın kelime seçimine dikkat edildiğinde burada basit bir gıda tanımından daha yoğun bir anlatım bulunduğu görülür. Kur’an “et” demekle yetinmemiş, eti özellikle tarî sıfatıyla nitelemiştir. Bu sıfat; taze, körpe, yumuşak, kurumamış ve ilk niteliğini koruyan anlam alanına sahiptir. Bu nedenle mesele yalnızca: “Denizden et çıkar.” değildir. Daha dikkat çekici olan: “Denizden tazeliğini koruyan, yumuşak ve körpe et çıkar.” ifadesidir. Buradan hareketle tarî kavramı; tazelik, nem, yumuşaklık, yeni oluş ve zamanın henüz aşındıramadığı hâl ekseninde okunabilir. 1. Tazelik ile “Yeni Belirme” Arasındaki Semantik Köprü T-R-V köküne nispet edilen târi’ kavramında sonradan gelen, dışarıdan ortaya çıkan, beliren veya beklenmedik biçimde gelen anlamları...