Kayıtlar

Kur'an Unutmak Hafızanın Kaybı mı ?

Resim
  Kur'an Unutmak (Nisyân): Hafızanın Kaybı mı, Sorumluluğun Terki mi? Giriş Gündelik dilde "unutmak", hafızanın zayıflaması veya bir bilginin zihinden silinmesi olarak anlaşılır. Psikoloji ve nörobilim açısından bu, bilişsel bir süreçtir. Ancak Kur'an-ı Kerim'de kullanılan nisyân köküne dikkatle bakıldığında bambaşka bir anlam dünyasıyla karşılaşırız. Kur'an'da kelimeler çoğu zaman yalnızca zihinsel durumları değil, insanın ahlaki, iradi ve varoluşsal konumunu ifade eder. Bu nedenle Kur'an kıssalarında geçen "unutmak", çoğu zaman hafızanın zayıflaması değil; bilincin askıya alınması, sorumluluğun terk edilmesi, ilahi rehberliğin hayatın dışına itilmesi anlamına gelir. Bu durum, nisyânın karşıtı olan zikir kavramıyla daha da belirginleşir. Zikir, yalnızca ezberden bir bilgiyi tekrar etmek değildir; hakikati sürekli canlı tutmak, onu hayatın merkezinde yaşatmaktır. Öyleyse nisyân da bilginin zihinden silinmesi değil, hayatın merkezinden çıka...

Allah'a İftira Dini

Resim
  İFTİRA DİNİ: Kur'an Kavramlarının Tahrifi ve Sorumluluktan Kaçışın Teolojisi İslam tarihinin ve teolojik bozulmaların en karakteristik yöntemi; dinin temel kavramlarını kök anlamlarından koparmak, bu tahrifat üzerinden dine mitolojik ögeler eklemek ve en nihayetinde Allah’a söylemediği şeyleri isnat etmektir . Kur’an-ı Kerim, insanı felakete götüren en büyük zulmün "Allah adına yalan uydurmak" (En’âm 6:21) ve "Allah'a karşı bilmediği şeyleri söylemek" (A'râf 7:33) olduğunu defaatle hatırlatır. Günümüzde Cin , Şeytan ve Karîn kavramları etrafında örülen geleneksel anlatı; insanın kendi suçunu görünmez güçlere yüklediği, Allah'ın adaletini gölgeleyen devasa bir "İftira Dini" inşa etmiştir. 1. Kelimelerin Tahrifi: C-N-N, Ş-T-N ve K-R-N Kökleri Geleneksel söylem, Kur'an'daki kavramları Arapça dil mantığından ve metin bütünlüğünden kopararak mistik yaratıklara dönüştürmüştür. Oysa bu kelimelerin kök anlamları incelendiğinde bambaş...

Kur'an'da "Mühür" (Hatm)

Resim
  Kur'an'da "Mühür" (Hatm) Kavramı: Kalplerin Kapanması mı, Kararın Kesinleşmesi mi? Allah Kalpleri Neden Mühürlüyor? Kur'an-ı Kerim'de en çok tartışılan kavramlardan biri, kalplerin mühürlenmesi (ختم / hatm) ifadesidir. Özellikle Bakara Suresi'nin yedinci ayetinde geçen: "Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde ise bir perde vardır..." (Bakara 2:7) ifadesi, tarih boyunca "İnsan iradesi ortadan mı kaldırılıyor?", "Allah bazı insanları iman etmesin diye mi mühürlüyor?" gibi soruların merkezinde yer almıştır. Ancak Kur'an'ın bütün ayetleri birlikte okunduğunda görülen tablo oldukça farklıdır. Kur'an'da mühür , başlangıçta verilen keyfî bir ceza değil; uzun bir ahlâkî ve psikolojik sürecin sonunda oluşan kesinleşmiş yönelişin ilâhî tescilidir. Mühür, kapıyı ilk kapatan değil; artık kapanmış olan bir kapının resmî olarak mühürlenmesidir. Hatm (ختم): Mühür Kelimesinin Kök Anlamı ...

Kur'an'da "İp" (Habl)

Resim
  Kur'an'da "İp" (Habl): Firavun'un Sahte İpleri ile Allah'ın Kopmaz İpi Arasında Vahiy Gerçekten İnsanı Allah'a ve Birbirine Bağlayan İlâhî Bir Ağ mıdır? Giriş Kur'an'da bazı kelimeler vardır ki, ilk bakışta günlük hayatın sıradan bir nesnesini ifade ediyor gibi görünür. Ancak ayetler birlikte okunduğunda bu kelimelerin, Kur'an'ın düşünce sistemini taşıyan temel kavramlardan biri olduğu anlaşılır. "İp" (حبل / habl) da bunlardan biridir. Bugün "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" ifadesi çoğu zaman mecazî bir öğüt olarak okunur. Oysa Kur'an'ın kendi kelime ağı takip edildiğinde, "ip" yalnızca bir benzetme değildir; bağ, güven, kurtuluş, birlik, ahit ve hakikate tutunma fikrini taşıyan merkezî bir kavramdır. Daha da dikkat çekici olan ise Kur'an'ın aynı kelimeyi, Firavun'un sihirbazlarının kullandığı sahte ipler ile Allah'ın kopmaz ipi arasında bilinçli bir karşıtlık kuracak şekilde k...

Çocuk Hakkında Allah'a Ortak Koşmak

Resim
Nimet Karşısında İnsanın Tevhid İmtihanı ve "Çocuk Hakkında Allah'a Ortak Koşmak" Ne Demektir? Giriş A'râf Suresi'nin 189 ve 190. ayetleri, tefsir tarihinde en fazla rivayetlerle açıklanmaya çalışılan pasajlardan biridir. Geleneksel yorumların önemli bir kısmı bu ayetleri ilk insan çiftiyle ilişkilendirirken, Kur'an kendi kavramsal örgüsü, dil yapısı ve bağlamı içinde okunduğunda çok daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkar. Kur'an'ın amacı belirli bir tarihî olayı anlatmak değil, her çağda tekrar eden insan psikolojisini ve tevhid imtihanını gözler önüne sermektir. Ayetler şöyledir: "O, sizi tek bir nefisten yaratan ve yanında huzur bulsun diye ondan eşini yaratandır. Eşiyle birleşince hafif bir yük yüklendi ve onu taşıdı. Gebeliği ağırlaşınca ikisi de Rableri Allah'a dua ettiler: 'Bize salih bir çocuk verirsen mutlaka şükredenlerden olacağız.' Fakat Allah onlara salih bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında O'na or...

Kur'an'da Anahtar 🔑

Resim
  Kur'an'da Anahtar Kapıları Açan Demir mi, Yoksa Allah'ın Açma Yasası mı? İnsan "anahtar" denildiğinde küçük bir demir parçasını düşünür. Görevi bellidir; kilidi açar, kapıyı aralar ve işini bitirir. Fakat Kur'an'ın kelime dünyasına girdiğimizde "anahtar", bir eşya olmaktan çıkar; bilgiye, rahmete, hükme, rızka ve gayba uzanan büyük bir kavrama dönüşür. Kur'an'da anahtar, çoğu zaman fiziksel bir nesneyi değil, Allah'ın kapalı olanı açma yasasını temsil eder. Bu nedenle Kur'an'da "anahtar" kavramını anlamak için önce onun bağlı olduğu kökü anlamak gerekir. F-T-H: Kur'an'ın "Açılma" Kökü Kur'an'da "fetih", "Fâtiha", "El-Fettâh", "miftâh", "mefâtîh", "iftitah" gibi birçok kelime aynı kökten gelir: F-T-H (فتح) Bu kökün temel anlamı yalnızca bir kapıyı açmak değildir. Kur'an'da açmak; gizlinin görünür olması, ka...

Kur'an'da "Tatmak" 👅

Resim
  Kur'an'da "Tatmak" (ذوق) Hakikati Görmek Değil, Yaşamak Kur'an'ın kelime seçimi son derece bilinçlidir. Aynı anlam alanına girebilecek farklı fiiller arasından, vermek istediği mesaja en uygun olanı seçer. Bu nedenle Kur'an, özellikle ceza ve hesap bağlamında çoğu zaman "görmek" yerine "tatmak" (ذوق) fiilini kullanır. İlk bakışta bu, yalnızca güçlü bir mecaz gibi görünebilir. Oysa Kur'an'ın bütünlüğü içinde incelendiğinde "tatmak" fiili, insanın hakikati nasıl deneyimlediğine ilişkin derin bir düşünce sistemini ortaya koyar. Yaklaşık altmış ayette geçen ذوق (tatmak) fiili; ölüm, azap, rahmet, nimet, korku ve açlık gibi birbirinden farklı durumlar için kullanılır. Bu ortak kullanım bize şunu gösterir: Kur'an'da tatmak, bir şeyi bilmek değil; onu bütün varlığıyla yaşamaktır. Görmek Mesafelidir, Tatmak İçseldir Görme eylemi ile tat alma eylemi aynı değildir. Bir şeyi uzaktan görebilirsiniz. Başınızı...