Kayıtlar

Kur'an'da "İp" (Habl)

Resim
  Kur'an'da "İp" (Habl): Firavun'un Sahte İpleri ile Allah'ın Kopmaz İpi Arasında Vahiy Gerçekten İnsanı Allah'a ve Birbirine Bağlayan İlâhî Bir Ağ mıdır? Giriş Kur'an'da bazı kelimeler vardır ki, ilk bakışta günlük hayatın sıradan bir nesnesini ifade ediyor gibi görünür. Ancak ayetler birlikte okunduğunda bu kelimelerin, Kur'an'ın düşünce sistemini taşıyan temel kavramlardan biri olduğu anlaşılır. "İp" (حبل / habl) da bunlardan biridir. Bugün "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" ifadesi çoğu zaman mecazî bir öğüt olarak okunur. Oysa Kur'an'ın kendi kelime ağı takip edildiğinde, "ip" yalnızca bir benzetme değildir; bağ, güven, kurtuluş, birlik, ahit ve hakikate tutunma fikrini taşıyan merkezî bir kavramdır. Daha da dikkat çekici olan ise Kur'an'ın aynı kelimeyi, Firavun'un sihirbazlarının kullandığı sahte ipler ile Allah'ın kopmaz ipi arasında bilinçli bir karşıtlık kuracak şekilde k...

Çocuk Hakkında Allah'a Ortak Koşmak

Resim
Nimet Karşısında İnsanın Tevhid İmtihanı ve "Çocuk Hakkında Allah'a Ortak Koşmak" Ne Demektir? Giriş A'râf Suresi'nin 189 ve 190. ayetleri, tefsir tarihinde en fazla rivayetlerle açıklanmaya çalışılan pasajlardan biridir. Geleneksel yorumların önemli bir kısmı bu ayetleri ilk insan çiftiyle ilişkilendirirken, Kur'an kendi kavramsal örgüsü, dil yapısı ve bağlamı içinde okunduğunda çok daha kapsamlı bir tablo ortaya çıkar. Kur'an'ın amacı belirli bir tarihî olayı anlatmak değil, her çağda tekrar eden insan psikolojisini ve tevhid imtihanını gözler önüne sermektir. Ayetler şöyledir: "O, sizi tek bir nefisten yaratan ve yanında huzur bulsun diye ondan eşini yaratandır. Eşiyle birleşince hafif bir yük yüklendi ve onu taşıdı. Gebeliği ağırlaşınca ikisi de Rableri Allah'a dua ettiler: 'Bize salih bir çocuk verirsen mutlaka şükredenlerden olacağız.' Fakat Allah onlara salih bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında O'na or...

Kur'an'da Anahtar 🔑

Resim
  Kur'an'da Anahtar Kapıları Açan Demir mi, Yoksa Allah'ın Açma Yasası mı? İnsan "anahtar" denildiğinde küçük bir demir parçasını düşünür. Görevi bellidir; kilidi açar, kapıyı aralar ve işini bitirir. Fakat Kur'an'ın kelime dünyasına girdiğimizde "anahtar", bir eşya olmaktan çıkar; bilgiye, rahmete, hükme, rızka ve gayba uzanan büyük bir kavrama dönüşür. Kur'an'da anahtar, çoğu zaman fiziksel bir nesneyi değil, Allah'ın kapalı olanı açma yasasını temsil eder. Bu nedenle Kur'an'da "anahtar" kavramını anlamak için önce onun bağlı olduğu kökü anlamak gerekir. F-T-H: Kur'an'ın "Açılma" Kökü Kur'an'da "fetih", "Fâtiha", "El-Fettâh", "miftâh", "mefâtîh", "iftitah" gibi birçok kelime aynı kökten gelir: F-T-H (فتح) Bu kökün temel anlamı yalnızca bir kapıyı açmak değildir. Kur'an'da açmak; gizlinin görünür olması, ka...

Kur'an'da "Tatmak" 👅

Resim
  Kur'an'da "Tatmak" (ذوق) Hakikati Görmek Değil, Yaşamak Kur'an'ın kelime seçimi son derece bilinçlidir. Aynı anlam alanına girebilecek farklı fiiller arasından, vermek istediği mesaja en uygun olanı seçer. Bu nedenle Kur'an, özellikle ceza ve hesap bağlamında çoğu zaman "görmek" yerine "tatmak" (ذوق) fiilini kullanır. İlk bakışta bu, yalnızca güçlü bir mecaz gibi görünebilir. Oysa Kur'an'ın bütünlüğü içinde incelendiğinde "tatmak" fiili, insanın hakikati nasıl deneyimlediğine ilişkin derin bir düşünce sistemini ortaya koyar. Yaklaşık altmış ayette geçen ذوق (tatmak) fiili; ölüm, azap, rahmet, nimet, korku ve açlık gibi birbirinden farklı durumlar için kullanılır. Bu ortak kullanım bize şunu gösterir: Kur'an'da tatmak, bir şeyi bilmek değil; onu bütün varlığıyla yaşamaktır. Görmek Mesafelidir, Tatmak İçseldir Görme eylemi ile tat alma eylemi aynı değildir. Bir şeyi uzaktan görebilirsiniz. Başınızı...

Kur'an'da Yakınlık: Mesafe mi, Yoksa Gerçekleşme Eşiği mi?

Resim
  Kur'an'da Yakınlık: Mesafe mi, Yoksa Gerçekleşme Eşiği mi? Giriş: İnsan Mesafeyle Düşünür, Kur'an Gerçekleşmeyle Konuşur İnsan zihni, her şeyi uzaklık üzerinden ölçmeye alışmıştır. Yakın olan birkaç metre ötededir. Uzak olan ise kilometrelerce ileridedir. Fakat Kur'an aynı "yakınlık" kelimesini birbirinden tamamen farklı gerçeklikler için kullanır. Allah yakındır. Kıyamet yakındır. Hesap yakındır. Cennet yakındır. Azap yakındır. Rahmet yakındır. Melekler yakındır. İlk bakışta bunların ortak hiçbir yönü yoktur. Biri yaratıcıdır. Biri zamandır. Biri mekândır. Biri olaydır. Biri görünmeyen varlıklardır. Peki Kur'an neden hepsi için aynı kavramı kullanıyor? Belki de Kur'an "yakın" derken mesafeyi değil, gerçekleşebilirliği anlatıyordur. 1. Allah'ın Yakınlığı: Mekânsal Olamaz Kur'an şöyle der: "Biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf 50:16) Şah damarı zaten bedenimizin içindedir. Bundan...

KUR'AN'DA KAPILAR

Resim
  KUR'AN'DA KAPILAR Mekânın Girişi mi, Yoksa Allah'ın Açtığı İmkân, Bilgi ve Hüküm Alanları mı? Giriş Kapı, günlük hayatta bir binaya girip çıkmayı sağlayan mimari bir unsurdur. Fakat Kur'an'da geçen "bâb (kapı)" kelimesi dikkatle incelendiğinde bunun yalnızca fiziksel bir yapı elemanını ifade etmediği görülmektedir. Kur'an'da; göğün kapıları açılır, rahmet kapıları açılır, bereket kapıları açılır, her şeyin kapıları açılır, cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları açılır, bazen de göğün kapıları tamamen kapatılır. Bu kullanımların ortak noktası, kapının hiçbir zaman yalnızca taş veya ahşaptan yapılmış bir giriş olmamasıdır. Kur'an'ın kavram örgüsü içinde kapı , bir erişim noktası , bir geçiş eşiği , bir izin mekanizması ve Allah'ın dilediğinde açıp kapattığı imkân alanı olarak görünmektedir. 1. Kur'an'da Kapıyı Açan Daima Allah'tır Kur'an'da dikkat çeken ilk gerçek şudur: İnsan kapı...