ÜMMET ÜZERİNDE OLMAK




GELENEK İLE HAKİKAT ARASINDAKİ PRANGA

Giriş: İnsan Neden Atalarına Sığınır?

İnsanoğlunun düşünce tarihi boyunca sığındığı en güvenli limanlardan biri, kendinden öncekilerin inşa ettiği hazır doğrular olmuştur. Çünkü hazır doğrular sorgulamayı gerektirmez; düşünmenin yükünü hafifletir ve insana ait olduğu bir kimlik sunar. Ancak geçmişin tecrübesinden yararlanmak ile geçmişin hatalarına mahkûm olmak arasında ince bir çizgi vardır.

Kur'an-ı Kerim, insanı sürekli olarak akletmeye, delil aramaya ve hakikatin peşinden gitmeye çağırırken, bu çağrının önündeki en büyük engellerden biri olarak "atalar dini" anlayışını gösterir. Zuhruf Suresi'nin 22. ayeti bu zihinsel direnci en açık şekilde ortaya koymaktadır:

"Hayır! Dediler ki: 'Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve biz onların izleri üzerinde yol almaktayız.'" (Zuhruf 43/22)

Bu ayet sadece Mekke müşriklerini anlatmaz; insanlığın her çağda tekrar ettiği bir zihinsel kalıbı ortaya koyar.


Delil Tükenince Gelenek Konuşur

Son Nebimiz Muhammed'in tevhid çağrısı, Mekke'nin ekonomik, siyasi ve dini düzenini sarsıyordu. Müşriklik sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda Mekke aristokrasisinin gücünü koruyan bir yapıydı.

Ayetin öncesinde Allah şöyle sorar:

"Yoksa bundan önce kendilerine bir kitap vermiştik de ona mı tutunuyorlar?" (Zuhruf 43/21)

Bu soru karşısında müşriklerin elinde ne vahiy kaynaklı bir delil ne de sağlam bir aklî gerekçe vardır. Bunun üzerine şu savunmaya sığınırlar:

"Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk."

Dikkat edilirse müşrikler hakikati savunmazlar; geleneği savunurlar. Delil yerine alışkanlığı, vahiy yerine mirası öne çıkarırlar.

Hemen sonraki ayette Allah aynı refleksin tarih boyunca bütün peygamberlere karşı tekrarlandığını bildirir:

"İşte böylece senden önce hangi memlekete bir uyarıcı gönderdiysek, oranın refah içinde şımarmış ileri gelenleri mutlaka şöyle demiştir: 'Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk ve onların izlerine uymaktayız.'" (Zuhruf 43/23)

Böylece sorun Mekke'ye ait olmaktan çıkar ve insanlığın ortak hastalığı haline gelir.


"Bir Ümmet Üzerinde Bulduk" Ne Demektir?

Ayetin merkezindeki ifade şudur:

"İnnâ vecednâ âbâenâ alâ ümmetin"

Buradaki "ümmet" kelimesi günümüzde yaygın olarak kullanıldığı anlamdan daha geniş bir içeriğe sahiptir.

Klasik sözlüklerde ve tefsirlerde bu kelime;

  • Yol,

  • Din,

  • İnanç sistemi,

  • Yaşam tarzı,

  • Toplumsal düzen,

  • Ortak kültür,

  • Kurumsallaşmış gelenek

anlamlarında kullanılmıştır.

Dolayısıyla müşriklerin sözü sadece:

"Biz atalarımızın dinine uyuyoruz"

demek değildir.

Aslında şöyle demektedirler:

"Biz atalarımızı yerleşmiş, kabul görmüş, kurumsallaşmış bir düzen üzerinde bulduk. Biz de o düzenin dışına çıkmayacağız."

Buradaki ümmet, sadece inanç değil; ekonomik düzeni, sosyal ilişkileri, gelenekleri, hukuku ve kültürel kimliği kapsayan bütüncül bir sistemi ifade etmektedir.


Ümmet Kavramının Kökeni ve Aidiyet Boyutu

"Ümmet" kelimesi ile "ümm" (anne) kelimesi aynı kökten gelir.

Bu bağlantı son derece anlamlıdır. Çünkü anne nasıl insanın ilk sığınağı ise, toplumsal düzen de bireyin psikolojik sığınağıdır.

İnsan yalnız kalmaktan korkar.

Bu nedenle çoğu zaman:

  • Doğru olduğu için değil,

  • Çoğunluk öyle yaptığı için,

  • Atalar öyle yaptığı için,

  • Çevre öyle istediği için,

bir düşünceyi benimser.

Müşriklerin "ümmet" vurgusu aslında hakikati değil, güvenliği savunduklarını göstermektedir.


Kur'an'ın Eleştirdiği Şey Gelenek Değil, Gelenekçiliktir

Kur'an geçmişi bütünüyle reddetmez.

Çünkü peygamberler de geçmişin bir parçasıdır.

Hz. İbrahim bir atadır.

Hz. Muhammed sonraki nesiller için örnektir.

Kur'an'ın eleştirdiği şey, geçmişin hakikat ölçüsüne dönüştürülmesidir.

Bir şeyin;

  • Eski olması,

  • Yaygın olması,

  • Kurumsallaşmış olması,

  • Çoğunluk tarafından kabul edilmesi,

onun doğru olduğunu göstermez.

Kur'an'ın sorguladığı tam da budur.

Hakikat, gelenekten üstün müdür?

Yoksa gelenek hakikatten üstün müdür?

Kur'an'ın cevabı nettir:

Hakikat üstündür.


Kur'an'da Tekrarlanan Bir Kalıp: "Atalarımızı Böyle Bulduk"

Zuhruf 22, Kur'an'da birçok kez tekrarlanan bir düşünce biçiminin ifadesidir.

Bakara Suresi'nde şöyle denir:

"Onlara 'Allah'ın indirdiğine uyun' denildiğinde: 'Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız' derler." (Bakara 2/170)

Maide Suresi'nde:

"Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." (Maide 5/104)

Lokman Suresi'nde:

"Ya şeytan onları çılgın alevli azaba çağırıyor idiyse?" (Lokman 31/21)

Araf Suresi'nde ise:

"Atalarımızı bunun üzerinde bulduk ve Allah bize bunu emretti." (Araf 7/28)

Bu ayetlerde dikkat çeken ortak nokta şudur:

İnsanlar sadece atalarını taklit etmekle kalmamakta, zamanla atalarının uygulamalarını Allah adına konuşur hale getirmektedirler.

Böylece gelenek kutsallaştırılmakta ve sorgulanamaz hale getirilmektedir.


Taklit İman mı, Tahkik İman mı?

İslam düşüncesinde iman iki farklı zeminde ele alınmıştır:

Taklidi İman

İnsanların çevresinden gördüğü şeyleri sorgulamadan benimsemesidir.

"Babam böyle inanıyordu."

"Toplumumuz böyle yapıyor."

"Bizim mezhebimiz böyledir."

"Bizim cemaatimiz böyle öğretir."

Bu tür bir iman aidiyet sağlar; fakat hakikati garanti etmez.

Tahkiki İman

Delile dayanan imandır.

Kur'an'ın istediği budur.

İnsan;

  • İşitecek,

  • Düşünecek,

  • Delilleri değerlendirecek,

  • Sonra karar verecektir.

Bu yüzden Kur'an sürekli olarak:

"Aklınızı kullanmaz mısınız?"

sorusunu tekrar eder.


Ümmet Kavramının Olumlu ve Olumsuz Kullanımları

Kur'an'da ümmet kavramı her zaman olumsuz değildir.

Örneğin:

"Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz." (Âl-i İmran 3/110)

Burada ümmet övülmektedir.

Nahl Suresi'nde ise:

"Şüphesiz İbrahim tek başına bir ümmetti." (Nahl 16/120)

Bu ifade özellikle dikkat çekicidir.

Zuhruf 22'de insanlar çoğunluğa sığınırken, İbrahim tek başına da olsa hakikatin yanında durmaktadır.

Bu iki kullanım bize şu ilkeyi öğretir:

Hakikat ümmete göre belirlenmez; ümmet hakikate göre değer kazanır.


Müşriklerin Asıl Motivasyonu Neydi?

Atalar dinine bağlılığın arkasında sadece inanç yoktu.

Zihinsel Konfor

Düşünmek yorucudur.

Taklit etmek kolaydır.

Aidiyet İhtiyacı

Kabile düzeninden ayrılmak sosyal dışlanma anlamına geliyordu.

Ekonomik Çıkarlar

Müşriklik, Mekke elitlerine büyük ekonomik avantaj sağlıyordu.

Bu nedenle gelenek söylemi çoğu zaman ekonomik ve siyasi çıkarların teolojik maskesi haline gelmiştir.


Modern Dünyanın Yeni Ümmetleri

Zuhruf 22 sadece geçmişi anlatmaz.

Bugün de insanlar çeşitli "ümmetler" üzerinde bulunmaktadır.

  • Siyasi ideolojiler,

  • Mezhepler,

  • Cemaatler,

  • Partiler,

  • Kültürel klikler,

  • Popüler kültür akımları,

  • Sosyal medya toplulukları,

çoğu zaman sorgulanmaksızın benimsenmektedir.

İnsanlar bugün de:

"Biz bunu hazır bulduk."

demektedir.

Fakat kullandıkları dil değişmiştir.

Artık:

"Atalarımız böyle yapıyordu"

yerine,

"Herkes böyle düşünüyor"

denmektedir.

Öz değişmemiştir.

Taklitçilik farklı kıyafetler giymiştir.


Sonuç

Kur'an'a göre insanın önündeki en büyük engellerden biri, hakikatin yerine alışkanlığı koymasıdır.

Taştan yapılan putlar kırılabilir.

Fakat zihinde yapılan putlar çok daha dirençlidir.

Çünkü onlar gelenek, kültür, çoğunluk, alışkanlık ve aidiyet kisvesi altında yaşarlar.

Zuhruf 22'nin verdiği mesaj şudur:

Hakikatin ölçüsü;

  • Çoğunluk değildir,

  • Gelenek değildir,

  • Kurumsallık değildir,

  • Tarihin uzunluğu değildir.

Hakikatin ölçüsü;

  • Allah'ın vahyi,

  • Akıl,

  • Adalet,

  • Vicdan
    ve

  • Delildir.

Mümin, atalarından devraldığı mirası körü körüne reddeden köksüz bir insan değildir. Ancak o mirası sorgulanamaz bir otoriteye dönüştüren biri de değildir. O, geçmişi vahyin terazisinde tartar; doğruyu korur, yanlışı terk eder.

Bu nedenle Kur'an'ın çağrısı şudur:

"Atalarımızı böyle bulduk" demeden önce,
"Allah bu konuda ne diyor?" diye sor.

Bu haliyle makale, Zuhruf 22 ayetini merkeze alarak Kur'an'ın gelenek, ümmet, taklitçilik, tahkik ve hakikat anlayışını bütüncül biçimde ortaya koymaktadır.

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣