TEBBET SURESİ'NİN ASIL DEHŞETİ

 



TEBBET SURESİ'NİN ASIL DEHŞETİ:

Kur'an okurken bazen bazı sureleri çok iyi bildiğimizi zannederiz. Tebbet Suresi de bunlardan biridir. 

Fakat sureye biraz daha dikkatli bakıldığında çok daha sarsıcı bir tablo ortaya çıkar.

Belki de Tebbet Suresi yalnızca iki kişinin sonunu anlatmıyor...

Belki de insanın kendi cehennemini nasıl inşa ettiğini anlatıyor.

Sure, Ebu Leheb'in servetinden söz ederek başlar:

"Malı da kazandıkları da ona fayda vermedi."

Bu ifade son derece önemlidir.

Çünkü Kur'an burada doğrudan insanın "kazandığı" şeylere dikkat çekmektedir. Sadece para değil... Karakter, alışkanlıklar, tercihler, düşmanlıklar, tutkular ve saplantılar da insanın kazandıkları arasındadır.

İnsan her gün bir şeyler biriktirir.

  • Kimisi merhamet biriktirir.
  • Kimisi hikmet.
  • Kimisi de öfke.
  • Kimisi kibir.
  • Kimisi kin.

Ve insan zamanla biriktirdiği şeylere dönüşür.

İşte Tebbet Suresi'nin merkezindeki ateş de tam burada ortaya çıkar.

Çünkü surede Ebu Leheb için:

"Alevli bir ateşe girecektir."

denilir.

Ardından eşi için çok ilginç bir tasvir gelir:

"Odun taşıyıcısı olarak karısı da..."

Neden odun?

Neden taşımak?

Neden başka bir ifade değil?

Çünkü ateş kendi kendine büyümez.

Yakıt ister.

Beslenmek ister.

Odun ister.

Kur'an sanki gözlerimizin önüne korkutucu bir sahne koymaktadır:

Bir tarafta ateşi büyüten bir adam...

Diğer tarafta ona sürekli yakıt taşıyan bir kadın...

Biri nefreti üretiyor.

Diğeri yayıyor.

Biri düşmanlığı başlatıyor.

Diğeri besliyor.

Biri ateşi yakıyor.

Diğeri odun taşıyor.

Ve yıllar boyunca süren bu döngü sonunda devasa bir yangına dönüşüyor.

İşte surenin dehşeti burada başlıyor.

Çünkü ateş dışarıdan gelen bir ceza gibi görünmüyor.

Tam tersine, ateşin hammaddeleri hikâyenin içinde üretiliyor.

Yakıtını onlar taşıyor.

Sebebini onlar oluşturuyor.

Büyüten onlar oluyor.

Kur'an'ın birçok ayetinde tekrar edilen ilke budur:

İnsan yaptığının karşılığıyla karşılaşır.

İnsan ektiğini biçer.

İnsan kazandığını bulur.

Bu yüzden cehennem yalnızca gelecekte ortaya çıkan bir sonuç değil; aynı zamanda bugün kurulan bir süreçtir.

Her kibir yeni bir odun olabilir.

Her zulüm yeni bir odun olabilir.

Her iftira yeni bir odun olabilir.

Her hakikat düşmanlığı yeni bir odun olabilir.

Ve insan farkına varmadan kendi yangınını büyütebilir.

Bu nedenle Tebbet Suresi sadece Ebu Leheb'i anlatmaz.

Her çağdaki Ebu Lehebleri anlatır.

Ateş üretenleri...

Nefret çoğaltanları...

İnsanları hakikatten uzaklaştıranları...

Ve o ateşe sürekli yakıt taşıyanları...

Belki de surenin vermek istediği en sarsıcı mesaj şudur:

Allah kimse için özel bir ateş üretmiyor olabilir.

İnsan bazen kendi ateşini kendi elleriyle hazırlıyor olabilir.

Ve gün geldiğinde karşısına çıkan şey, yabancı bir azap değil...

Yıllardır beslediği kendi eseridir.

İşte Tebbet Suresi'nin asıl dehşeti budur.

Ateş dışarıdan gelmez.

Önce insanın içinde doğar.

Sonra davranışlarına yayılır.

Sonra karakterine dönüşür.

Sonunda da sahibini kuşatır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣