“Allah’ın Unutması” Ne Demektir?
Kur’an’da “Allah’ın Unutması” Ne Demektir?
Tevbe 67 Ekseninde Kur’an’ın Kendi Kendini Açıklayan Anlam Sistemi
Giriş: Allah Unutur mu?
Kur’an’da ilk bakışta dikkat çeken ifadelerden biri Tevbe Suresi 67. ayette yer alır:
“Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu.”
Bu ifade, Kur’an’ın başka ayetleriyle birlikte okunmadığında yanlış anlaşılmaya müsaittir. Çünkü insan zihninde “unutmak”, bilgi eksikliği veya hatırlayamama anlamı taşır. Oysa Kur’an, Allah hakkında böyle bir eksikliği kesin olarak reddeder.
Bu nedenle ayetin doğru anlaşılması için Kur’an’ın kendi yöntemine başvurmak gerekir: Bir ayeti başka ayetlerle açıklamak ve kavramları Kur’an’ın kendi kelime dağarcığı içinde değerlendirmek.
Allah’ın Unutması Zihinsel Bir Unutma Değildir
Kur’an, Allah’ın ilminin mutlak olduğunu açıkça bildirir:
“Senin Rabbin asla unutkan değildir.” (Meryem 64)
“Rabbim şaşırmaz ve unutmaz.” (Tâhâ 52)
Bu iki ayet temel bir ilke ortaya koyar:
Allah hakkında kullanılan “unutmak” fiili, insanlarda görülen hafıza kaybı veya dalgınlık anlamında olamaz.
Öyleyse Tevbe 67’de geçen “Allah onları unuttu” ifadesi, mecazî ve Kur’an’ın kendi terminolojisi içinde açıklanması gereken bir kullanımdır.
Kur’an’a Göre İnsan Allah’ı Nasıl Unutur?
Tevbe 67’de önce insanların Allah’ı unuttuğu söylenir.
Peki bu unutma nedir?
Kur’an’a göre insanın Allah’ı unutması, O’nun varlığından habersiz olması değildir. Çünkü birçok inkârcı ve münafık Allah’ın varlığını kabul ettiği halde “unutanlar” arasında sayılmıştır.
Kur’an’daki kullanım incelendiğinde unutmanın anlamı ortaya çıkar:
- Ayetleri terk etmek,
- İlahi uyarıları görmezden gelmek,
- Ahiret bilincini hayatın dışına itmek,
- Allah’ın hükümlerine sırt çevirmek.
Bu anlamın en açık örneği Tâhâ 126’da görülür:
“Sana ayetlerimiz gelmişti de sen onları unutmuştun; bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun.”
Buradaki kişi ayetleri hafızasından silmemiştir. Aksine onları bilmesine rağmen terk etmiş, etkisiz bırakmış ve hayatından çıkarmıştır.
Dolayısıyla Kur’an terminolojisinde “unutmak”, çoğu zaman “terk etmek”, “yüz çevirmek” ve “önemsizleştirmek” anlamında kullanılmaktadır.
Kur’an’daki Karşılıklılık Yasası
Kur’an’ın dikkat çekici üsluplarından biri, insanların yaptıkları fiillerin kendi cinsinden bir karşılıkla ifade edilmesidir.
Bu yöntem Tevbe 67 ile sınırlı değildir.
Tuzak Kuranlar
“Onlar tuzak kuruyorlardı; Allah da tuzak kuruyordu.” (Enfâl 30)
Alay Edenler
“Allah da onlarla alay eder.” (Bakara 15)
Hile Yapanlar
“Münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar; O ise onların hilesini kendi başlarına geçirir.” (Nisâ 142)
Allah’ı Unutanlar
“Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu.” (Tevbe 67)
Burada kullanılan dil, birebir aynı fiille kurulan ilahi karşılık dilidir.
Amaç Allah’ın insanlar gibi davrandığını söylemek değil; yapılan tercihin sonuçlarının adaletli bir biçimde sahibine döndüğünü göstermektir.
Allah’ın Unutmasının Kur’an’daki Açıklaması
Kur’an, “Allah onları unuttu” ifadesini açıklamasız bırakmaz.
Başka ayetlerde bunun ne anlama geldiğini açıkça bildirir.
Câsiye 34
“Siz bu gününüzle karşılaşmayı nasıl unuttuysanız, biz de bugün sizi unutuyoruz.”
Secde 14
“Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! Biz de sizi unuttuk.”
Bu ayetlerde “unutmak” fiilinin açıklaması hemen devamında gelir:
- Ateşle baş başa bırakılmak,
- Yardımdan mahrum kalmak,
- İlahi rahmet kapsamının dışına çıkmak,
- Feryatlarına karşılık bulamamak.
Böylece Kur’an kendi kavramını yine kendisi açıklamış olur.
Allah’ın unutması, bilgi kaybı değil; rahmetten uzak bırakma ve kişinin seçtiği yolun sonuçlarıyla yüzleşmesine izin verme anlamındadır.
Allah’ı Unutmanın En Ağır Sonucu: Kendini Unutmak
Kur’an’a göre Allah’ı unutmanın en büyük cezası ahirette başlamaz.
Bu süreç daha dünyada iken insanın iç dünyasında ortaya çıkar.
Haşr Suresi 19. ayet şöyle der:
“Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”
Bu ayet son derece dikkat çekicidir.
Çünkü Allah’ı hayatın merkezinden çıkaran insan, zamanla:
- Niçin yaratıldığını,
- Nereye gittiğini,
- Neyin doğru neyin yanlış olduğunu,
- Kendi gerçek değerini
unutmaya başlar.
Sonuçta kişi sadece Rabbinden değil, kendi öz benliğinden de uzaklaşır.
Kur’an’ın ifadesiyle bu durum fıskın, yani istikametten kopuşun temel sebebidir.
Sonuç
Kur’an’ın bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde Tevbe 67’de geçen:
“Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu.”
ifadesi, Allah’ın zihinsel anlamda unuttuğunu değil; insanların bilinçli olarak terk ettikleri ilahi rehberliğin karşılığında rahmetten mahrum bırakıldıklarını ifade eder.
Kur’an’a göre insanlar Allah’ın ayetlerini ve ahiret gerçeğini hayatlarından çıkarınca, Allah da onları kendi seçtikleri yolun sonuçlarıyla baş başa bırakır.
Bu nedenle Kur’an terminolojisinde ilahi unutma, bir bilgi eksikliği değil; adaletin tecellisi olarak gerçekleşen terk edilme ve mahrum bırakılma hâlidir.
Tevbe 67, insanın Rabbiyle ilişkisini koparmasının nihai sonucunu tek bir cümlede özetler:
Allah’ı unutmanın sonu, Allah tarafından unutulmaktır.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder