Tevhid Sadece “Allah Birdir” Demek midir?

 


Tevhid Sadece “Allah Birdir” Demek midir?

Bugün birçok insan dilinde sürekli “tevhid” kelimesini taşıyor.

“Tevhid ehliyiz” diyorlar…
“Şirke karşıyız” diyorlar…

Ama iş dinin kaynağına geldiğinde, Allah’ın apaçık kitabının yanına yüzlerce yorum, rivayet, mezhep sözü, gelenek ve kutsanmış insan görüşü ekleniyor.

Peki gerçekten tevhid yalnızca Allah’ın varlığını birlemek midir?
Yoksa Allah’ın hükmünü, otoritesini ve dinini de birlemek midir?

Kur’an’a baktığımızda tevhid sadece teorik bir inanç bildirisi değildir. Tevhid; otoriteyi bölmemektir. Hükmü parçalamamaktır. Allah’ın dinine ortak kaynaklar üretmemektir.

Çünkü şirk sadece taşa secde etmek değildir.
Şirk bazen Allah’ın sözünün önüne başka sözleri koymaktır.
Bazen Allah’ın açık hükmünü bırakıp insan üretimi dini sistemlere teslim olmaktır.

Kur’an çok net konuşur:

“Hüküm yalnızca Allah’ındır.”
(Yusuf 40)

Ama insanlar bu ayeti okurken bile hükmü; mezheplere, şeyhlere, hadis külliyatlarına, geleneğe ve kutsallaştırılmış din adamlarına dağıtabiliyor.

İşte modern çağın en büyük çelişkilerinden biri burada başlıyor:

Bir yandan “La ilahe illallah” deniliyor…
Diğer yandan Allah’ın kitabı tek başına yeterli görülmüyor.

Oysa Kur’an kendisini:

  • “Açıklanmış”
  • “Detaylandırılmış”
  • “Eksiksiz”
  • “Hidayet rehberi” olarak tanımlar.

Allah’ın “tamamlandı” dediği dine insanlar ek yapınca, ortaya parçalanmış bir din çıkıyor. Her grup başka bir kaynağı merkeze alıyor. Böylece Kur’an’ın etrafında birleşmek yerine, insanlar şahısların etrafında kümeleniyor.

Bugün birçok kişinin savunduğu şey aslında tevhid değil; “çok kaynaklı din sistemi”dir.

Kur’an merkezde görünür ama pratikte belirleyici olan çoğu zaman:

  • rivayetler,
  • mezhep içtihatları,
  • kültürel kabuller,
  • şeyh yorumları,
  • geleneksel korkular olur.

Böylece Allah’ın dini sade olmaktan çıkar; ulaşılmaz bir ruhban sistemine dönüşür.

Kur’an ise tam tersine insanı doğrudan Allah’a bağlar. Aracısız… Ruhbansız… İmtiyazsız…

Tevhid budur: Allah’ı birlemek kadar, O’nun kitabını da tek ölçü kabul etmektir.

Çünkü Allah’ın dininde iki merkez olmaz.
İki mutlak otorite olmaz.
İki ayrı hüküm kaynağı olmaz.

Bir tarafta “Kur’an yeterlidir” deyip diğer tarafta dini belirleyen asıl sistemi Kur’an dışına taşımak; tevhid söylemiyle çelişen büyük bir kırılmadır.

Gerçek tevhid:

  • Allah’ı tek ilah bilmek,
  • hükmü yalnız O’na vermek,
  • dini yalnız O’ndan almak,
  • kitabı parçalamamak,
  • vahyin önüne hiçbir sözü geçirmemektir.

Çünkü Kur’an’ın yanında büyütülen her kutsal söz, zamanla Kur’an’ın önüne geçmeye başlar.

Ve tarih boyunca dinlerin bozulması hep böyle başlamıştır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣