Yanlış Algılanan Sözcükler: Arş ve Kürsi
📖 Arş (عَرْش) – Somut Taht mı, İlahi Hükümranlık mı?
Kur’an’da Yanlış Algılanan Sözcükler Serisi
👑Gökteki Taht İmgesi Nereden Geldi?
Kur’an’da Allah’ın “arş” üzerinde oluşu anlatılırken, pek çok tefsirde bu şöyle resmedilmiştir:
-
Gökyüzünde dev bir taht
-
Allah’ın oturduğu ya da üzerinde durduğu fiziksel bir mekân
-
Meleklerce taşınan muazzam bir koltuk
Peki “arş” gerçekten somut bir taht mıdır, yoksa ilahi yönetim, egemenlik ve düzenin bir metaforu mudur?
📖 1. Ayetler: Arş Geçen Yerler
Kur’an’da “arş” 25 yerde geçer. Öne çıkan örnekler:
-
“Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (yükseldi).” (A’râf 7:54)
-
“Arşı taşıyanlar ve onun etrafında olanlar Rablerini hamd ile tespih ederler.” (Mümin 40:7)
-
“Arşın Rabbi olan Allah, onların söylediklerinden yücedir.” (Enbiya 21:22)
Bu ayetlerde “arş”, doğrudan bir taht olarak tanımlanmaz; hep ilahi hükümranlığın ve düzenin simgesi olarak karşımıza çıkar.
📌 2. Arapça Kelime Tahlili
📝 “Arş” (عَرْش)
-
Köken: “Arş” Arapçada hem “taht” hem de “yönetim merkezi” anlamına gelir.
-
Literal anlam: Hükümdarın oturduğu yüksek yer.
-
Mecazî anlam: Egemenlik, kudret, düzen.
📖 Kur’an bağlamında:
🕎 3. İsrailiyat ve Tefsir Geleneği
📜 Yahudi Etkisi
Yahudi mistisizmi (Kabala), Allah’ın “göksel taht” üzerinde oturduğunu öğretir. Talmud’da arş, meleklerce taşınan bir taht olarak anlatılır.
✝️ Hristiyan Etkisi
İncil’de Tanrı’nın cennette oturduğu “ilahi koltuk” vardır.
💡 Bu imgeler, İslam tefsir geleneğine sızmış ve Allah’ın gökyüzünde devasa bir tahta oturduğu hayali oluşmuştur.
📖 4. Kur’an’da Bağlam: Arş Yönetim ve Kudret Sembolüdür
Kur’an’ın bütünlüğünde “arş”:
-
İlahi egemenliği
-
Evrenin düzenini
-
Mutlak yönetimi ifade eder.
🌊 “Arşı Su Üzerindeydi” (Hûd 11:7)
“O, hanginizin amelinin daha güzel olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Ve O’nun Arşı su üzerindeydi...”
✅ Burada anlatılan, fiziksel bir taht değil, Allah’ın yaratılış öncesi hükümranlığının metaforudur.
🏛️ 5. Arşın Taşınması: Fiziksel mi Metafor mu?
📖 “Ve o gün Rabbinin Arşını sekiz taşır.” (Hâkka 69:17)
📌 Çoğu tefsir bu ayeti 8 dev melek olarak yorumlar. Ancak bu, Kur’an bağlamında zayıf bir yaklaşımdır.
✅ Alternatif Okuma: 8 Melek Değil, 8. Gün
-
6 gün: yaratılışın tamamlanması
-
7. gün: dünya hayatı (şu anki düzen)
-
8. gün: ahiret ve ebedi düzen
📌 “Sekiz”, ahiretteki yeni kozmik düzeni temsil eder. Artık zamansal döngü (6+1) sona ermiş ve sonsuzluk devreye girmiştir.
💡 “Taşımak” (يحملون) → fiziksel yük değil, ilahi düzenin sorumluluğunu üstlenmek anlamındadır.
✅ Sonuç: Arş’ın Gerçek Yüzü
-
Arş = ilahi yönetim ve düzenin simgesi
-
Allah mekânla sınırlı değildir; O, yaratılmış mekânların ötesindedir.
-
“Sekiz” → ebedî düzenin metaforu
🕯️ Tefekkür Kutusu
“Allah’ı tahtlara hapsetmek, O’nu kendi zihinlerimizde küçültmektir. O, tahtların ve taşların ötesinde Mutlak Varlık’tır.”
Diğer Kelimemize geçelim.
Allah, Kendisinden başka ilâh diye bir şey olmayandır, her zaman diridir, her şeyi ayakta tutan, koruyan, diri ve bütün kâinatın idaresini bizzat yürütendir. Kendisini uyuklama ve uyku yakalamaz. Göklerde olan şeyler ve yeryüzünde olan şeyler yalnızca O'nun içindir. Kendisinin izni/ bilgisi olmadan yanında yardım, kayırma yapacak olan kimmiş? O, onların önlerinde ve arkalarında olan şeyleri bilir. Onlar ise, O'nun dilediğinden başka Kendisinin bilgisinden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, gökleri ve yeryüzünü kucaklamıştır. Onların ikisinin de korunması O'na zor gelmez. Ve O, çok yücedir, yücelticidir, sonsuz büyüktür. “Âyetü’l-Kürsî” (Bakara 255)
KÜRSÎ
O’nun kürsüsü, gökleri ve yeryüzünü kucaklamıştır ifadesindeki
الكرسىّ [kürsî] kelimesi, “bir şeyin üst üste binmesi” anlamındaki كرس [k-r-s]
kökünün türevlerinden olup “üzerine oturulan ve dayanılan şey” demektir. Nitekim bu sözcük, “bilgi ve
kudret” anlamında da kullanılmaktadır. Çünkü ilim ve kudret, iktidarda olanın
olmazsa olmaz vasfıdır. Buradan hareketle âyetteki ifadenin, “O’nun bilgisi ve
iktidar gücü gökleri ve yeryüzünü kaplamıştır, O’nun bilgi ve kudreti dahilinde
olmayan hiçbir şey yoktur” şeklinde anlaşılması gerekir.
Allah’ın mutlak bilgi, kudret ve iktidar sıfatlarını veciz bir şekilde dile getirir.
Âyette geçen “kürsî” kelimesi, köken olarak “üzerine oturulan şey, dayanılan yer” anlamındadır ve buradan mecaz yoluyla “iktidar, bilgi ve kudretin timsali” olarak kullanılmıştır. Bu, Allah’ın gökleri ve yeryüzünü kapsayan bilgi ve egemenliğini ifade eder. Yani Allah’ın bilgisi ve gücü, tüm evreni kuşatır; O’nun kudreti dışında hiçbir varlık, olay ya da alan yoktur.
Bu anlayış, Kur’an’da sıkça geçen “arşa istivâ” (tahta kurulma, egemenlik kurma) ifadeleriyle paralellik arz eder. Arş ifadesi de benzer şekilde Allah’ın kâinat üzerindeki hâkimiyetini, sistem kuruculuğunu ve düzenleyiciliğini temsil eder. Allah, tüm varlık düzenini kurmuş, yürütmektedir ve bu düzende hiçbir şey O’na ağır gelmez.
Bakara 255. âyetteki “Onların ikisini de korumak O’na ağır gelmez” cümlesiyle, Allah’ın yüce kudreti vurgulanmakta, özellikle Ehl-i Kitab’ın tanrı yorumu ve aracılık inancı gibi anlayışlara karşı net bir duruş sergilenmektedir. Allah için koruma, gözetme, yönetme yorucu veya eksiltici değildir. Bu anlamda âyet, tevhid inancının zirve ifadelerinden biridir.
Yorumlar
Yorum Gönder