Kurana göre MELE-İ ALA nedir❓️🔍




Mele’-i A‘lâ: Göksel Meclis mi, Korunaklı ilahi bilgiler?

Özet:
Kur’an’da geçen mele’-i a‘lâ ifadesi, klasik yorumlarda genellikle “göksel melekler meclisi” veya “Allah’ın yanında yer alan yüksek konsey” olarak anlaşılmıştır. Ancak bu yorumlar tevhid ilkesine aykırı, bağlamdan kopuk ve etimolojik açıdan hatalıdır. 

Bu makalede, Kur’an bağlamında mele’-i a‘lânın “Allah katında bulunan ana kitap” ve “korunaklı ilahi bilgiler” olduğu savunulacak, ayrıca cinlerin ve ehli kitap bazı grupların bu yüce bilgi katına ulaşamamalarının epistemolojik bir engelleme olduğu açıklanacaktır.


1. Giriş: Kavramın Kur’an’daki Derinliği

Kur’an, insanlık tarihinin en zengin anlam ve mesaj sistemlerinden biridir. Her bir kavram, dilsel ve bağlamsal olarak çok katmanlı bir incelemeye ihtiyaç duyar. Bu bağlamda, Sâd Suresi 38:69 ve Sâffât Suresi 37:8’de geçen mele’-i a‘lâ (الملإ الأعلى) ifadesi dikkat çekicidir.

Klasik tefsirlerde sıklıkla “göksel melekler meclisi” veya “Allah’ın yüksek konseyleri” şeklinde yorumlanan bu kavram, Kur’an’ın mutlak iradesi ve vahyin eşsiz doğası ile uyumlu olmayan teolojik ve epistemolojik sorunlar içermektedir.

Bu makalede öncelikle klasik anlayışlar özetlenip eleştirilecek; ardından kavramın Arapça kökleri, Kur’an bağlamı ve tevhid ilkesi ışığında “ana kitap” ve “korunaklı ilahi bilgiler” olarak değerlendirilmesi önerilecektir.


2. Klasik Tefsirlerde Mele’-i A‘lâ: Göksel Melekler Meclisi

Klasik tefsirlerde mele’ kelimesi mecaz anlamıyla “ileri gelenler, yüce topluluk” olarak kullanılmış; bu nedenle mele’-i a‘lâ ifadesi, “gökteki melekler topluluğu” veya “ilahi konsey” olarak yorumlanmıştır.

Özellikle Sâd 38:69’daki “Ben, mele’-i a‘lâ’nın tartışmasına tanık olmadım.” ifadesi, meleklerin Allah’la istişare yaptığı şeklinde değerlendirilmiş; buna dayanarak cinlerin bu meclise gizlice kulak kabartmaya çalıştıkları ve yıldızlarla kovuldukları rivayetleri (Sâffât 37:8; Cin 72:8-9) gelişmiştir.

Ancak bu anlayış:

  • Allah’ın mutlak iradesinde ortaklık varsayar,

  • Meleklerin karar verici ve tartışan varlıklar olduğu izlenimini verir,

  • Tevhid anlayışıyla çelişir ve şirk riski doğurur.

Bu nedenle klasik yorumların Kur’an bağlamı ve tevhid perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi gereklidir.


3. Etimolojik İnceleme: Mele’ ve A‘lâ

3.1 Mele’ (مَلَأَ)

Arapçada mele’ “dolu olmak” anlamına gelir; özellikle bir kabı bilgi, içerik veya nesne ile doldurmak anlamı taşır. Mecazi olarak “bilgi, görgü ve deneyimle dolu kişiler” ya da “toplumun ileri gelenleri” için kullanılır.

Kur’an’da Firavun’un ve Semûd’un mele’i yani otorite grubu olarak geçmesi bu kullanıma örnektir (A’râf 7:60; Kasas 28:20). Ancak bu kullanım genellikle olumsuzdur.

3.2 A‘lâ (الأعلى)

A‘lâ “en yüce, en üstün, en yüksek” anlamlarını taşır. Kur’an’da sıklıkla derecelendirme, üstünlük ve yüksek konum bağlamında kullanılır (A‘lâ Suresi 87:1).


4. Mele’-i A‘lâ’nın Kur’an Bağlamında Anlamı: Ana Kitap ve Korunaklı İlahi Bilgiler

Kur’an’ın Sâd Suresi 38:65-70 bağlamında, mele’-i a‘lâ ifadesi müşriklerin vahiy hakkında tartıştığı ortamda geçer. Peygamber’in “Ben mele’-i a‘lâ’nın tartışmasına tanık olmadım.” (38:69) sözü, vahyin Allah katında tartışmaya tabi olmadığını vurgular.

Bu bağlamda mele’-i a‘lâ, Kur’an’ın kendisini ve vahyinin kaynağını, yani Allah katında bulunan “ana kitap” ve “korunaklı ilahi bilgiler” anlamında yorumlanmalıdır.

Bunu destekleyen ayetler:

  • “O, ana kitaptadır. Yalnızca Biz katımızda saklıdır.” (Zuhruf 43:4)

  • “Her şeyin sayıldığı yazılı bir ana kaynakta bulunduğu.” (Yâ-Sîn 36:12)

  • “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (En’âm 6:38)

Bu ifadeler, mele’-i a‘lâ’nın insanlığa indirilen vahyin kaynağı ve tam anlamıyla korunmuş kutsal bilgi alanı olduğunu gösterir.

Ayrıca, bu bilgi alanı dış müdahaleye karşı korunaklıdır:

  • Şeytanların ve bilgiye izinsiz erişmeye çalışanların ulaşamadığı,

  • “Şihâb” (koruyucu alevli yıldız) metaforu ile simgelenen,

  • Salt seçilmiş elçilere açılan bir ilahi bilgi hazinesidir.


5. Tevhid Perspektifi ve Şirk Tehlikesi

Klasik “göksel melekler meclisi” yorumu, Allah’ın iradesini sınırlayan veya ortak koşan bir anlayışı doğurur; bu da tevhid ilkesine aykırıdır.

Kur’an’a göre:

  • Allah’ın sözleri değiştirilemez ve tartışılamaz (Kamer 54:43-44).

  • Melekler, sadece ilahi emirleri yerine getiren taşıyıcılardır, karar verici değildir (Tahrîm 66:6).

  • İslam tevhidi, ilahi iradenin mutlak ve tektir.

Bu nedenle mele’-i a‘lânın “ana kitap” ve “korunaklı ilahi bilgiler” olarak anlaşılması, tevhid anlayışına uygundur.


6. Cinler, Mele’-i A‘lâ ve Şihâb Meselesi: Epistemolojik Engelleme

Kur’an’da cinler, sadece görünmeyen varlıklar değil, aynı zamanda bilgiye ulaşma konusunda ehliyetsiz ve vahye erişemeyen topluluklar veya bireyler olarak da yorumlanabilir.

Sâffât 37:6-10 ve Cin 72:8-9 ayetleri, cinlerin mele’-i a‘lâya (yüce bilgi katına) kulak verememelerini ve arkalarından gönderilen “şihâb” ile kovulmalarını anlatır.

Burada “şihâb”:

  • İlahi bilgiyi saf olmayan yöntemlerle ele geçirmeye çalışanlara karşı bir koruma ve engellemedir.

  • Epistemolojik olarak, vahye doğrudan erişim dışında kalan yolların bilgiye erişememesini simgeler.

Bu bağlamda, mele’-i a‘lâya erişim ancak Allah’ın seçtiği yollarla mümkündür.


7. Ehli Kitap ve Diğer Bilgi Gruplarının Durumu

Kur’an, Ehli Kitap’tan bazı grupların da kendi kalıpları ve kıskançlıkları nedeniyle vahyin gerçek içeriğine erişemediklerini belirtir (Beyyine 4).

Bu grupların da mele’-i a‘lâya ulaşamaması, bilgiye yabancılaşmanın ve anlayış kapanmasının bir başka boyutudur; bu durum da “şihâb” metaforuyla örtüşür.


8. Sonuç: Mele’-i A‘lâ ve İlahi Bilginin Korunması

mele’-i a‘lâ, Kur’an’ın gösterdiği üzere:

  • Allah katındaki ana kitap ve korunaklı ilahi bilgilerdir,

  • Göksel melekler topluluğu değil, vahyin özü ve yüce bilgi alanıdır,

  • Bilgiye sadece seçilmiş elçiler erişebilir, izinsiz ve ehliyetsiz erişim “şihâb” ile engellenir,

  • Bu anlayış, tevhid ilkesini ve Kur’an’ın vahiy doğasını tam anlamıyla yansıtır.

Kur’an’ın yüce bilgileri yalnızca Allah’ın seçtiği yoldan açılır; temiz olanlar temas kurar ve dolaylı yollardan ona erişmeye çalışanlar ise yakıcı “şihâb”larla kovulur.


Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣