Musallîn: Ahsen-i Takvîme Dönüş Projesi

 

Musallîn: Ahsen-i Takvîme Dönüş Projesi

Mearic (Meʿâric) sûresi 22–23. âyetlerde geçen “musallîn” ifadesi Kur’an’ın çok karakteristik bir tipolojisine işaret eder. Kur’an’daki diğer örneklerde de görüldüğü gibi “musallîn = namazı sadece kılanlar” değil, namazı varoluşsal bir omurga haline getirenler için kullanılan özel bir ifade alanıdır.

Ayet şöyle:

إِلَّا الْمُصَلِّينَ ۝ الَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ
“Ancak musallîn (salatlaşanlar) müstesna; onlar ki salatlarına sürekli bağlıdırlar.” (70:22–23)

Buradaki üç şey dikkat çekici:


1. “Musallîn” bir kimlik ifadesidir

Kur’an bazı kimlikleri çoğul hâlde tanımlar:

  • muttakîn → takva sahipleri

  • muhsinîn → güzelleştirenler, ihsan edenler

  • mü’minîn → iman edenler

  • musallîn → salat edenler

Bu çoğul form sadece bir fiili değil, bir duruşu ve sürekliliği anlatır.


2. Meariç’te musallin bir zincir içinde geçer

70/19’dan itibaren insanın panik ve aceleciliği anlatılır:

  • insan hırslıdır

  • sıkıntıda sızlanır

  • nimette kısıtlar

“İnsan böyle” denir ve sonra istisna cümlesi gelir:

“İstisna: musallîn”

Yani musallîn insanın doğuştan zaaflarını terbiye eden bir kategori olarak sunulur. Burada salat “ritüel”den çok ontolojik düzenleyici işlev görür.


3. Salatın sürekliliği (dâimûn)

Ayette “dâimûn” geçer.

Bu iki manayı birlikte verir:

  • devamlılık (zaman boyutu)

  • istikrar (hal boyutu)

Bu da salatı sadece vakitlere bölünmüş bir “görev” değil, hayata yayılan bir bilinç olarak takdim eder.


4. Meariç’te musallîn’in diğer özellikleri

Devamındaki ayetlerde musallin sadece “namaz kılan” değil, ahlakî bir paket olarak çizilir:

✔ mallarında hakkı gözeten (70:24–25)
✔ ceza gününe tasdik eden (70:26–27)
✔ iffetini koruyan (70:29–31)
✔ emanete ve sözlerine riayet eden (70:32)
✔ şahitliği dosdoğru yerine getiren (70:33)
✔ salatlarını muhafaza eden (70:34)

Bu tabloya dikkat:

  • salat ile başlıyor

  • ahlak ile genişliyor

  • salat ile bitiyor

Bu Kur’anî bir çembertir:
Salat → ahlak → salat


5. Diğer sûrelerdeki “musallîn” yankıları

Kur’an’da musallîn en çarpıcı şekilde Maûn sûresi ile bağlanır:

“Yazıklar olsun musallîne…” (107:4)

Ama hemen açıklama gelir:

  • salatlarını ciddiye almazlar (107:5)

  • gösteriş için yaparlar (107:6)

  • yardımı engellerler (107:7)

Bu, Ma'aric’te çizilen profilin negatif aynasıdır.

Meariç’te ahlak + salat birlikteliği bir cevher olarak sunulurken
Maûn’da salat + riyâ + bencillik bir arızadır.


6. Salatın fonksiyonu: Meariç bağlamı

Surenin adı “meariç = yükseliş mertebeleri”
Musallin ise yükseliş hukukuna dahil edilen sınıftır.

Bu yüzden:

  • salat sadece yere yönelme değil

  • mertebelere tırmanma aracıdır

Bu perspektif, salatı Kur’an’da ritüel olmaktan çıkarıp varlık katına taşır.


SONUÇ

Meariç’te musallîn:

✓ insan zaaflarının terbiye edilmiş formudur
✓ ritüel + ahlak + bilinç üçlemesidir
✓ süreklilik ve istikrar içerir
✓ mertebeler (meariç) ile teleolojik bağ kurar
✓ Maûn ile negatif örnek üzerinden aydınlanır

Dolayısıyla musallîn:

“namazı olanlar” değil,
“salatlaşmış insanlar”dır.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

 

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣