Kayıtlar

burhan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İLETİŞİM AHLAKI

Resim
  İLETİŞİM AHLAKI — “Beyyinât, Burhân, Sultân, Hüccet” Kur’ân’ın kendisi bir mucize olmaktan önce bir iletişim ahlakı inşasıdır. Kendisini “beyyinât, burhan, sultan, hüccet, beyyine, tibyân” gibi kavramlarla tanımlaması, dinin alanını dedikodu, slogan ve taklid değil; kanıt, delil, muhakeme ve açıklık üzerine kurduğunu gösterir. Modern teoloji ise çoğu yerde bu dili kenara itti ; yerine taklid kültürü, sloganlaştırma, aidiyet konuşması ve hassasiyet politikası koydu. Bu dönüşüm özellikle epistemik ahlakın ve toplumsal tartışma kültürünün çöküşüne işaret eder. 1. Beyyinât — Açık, Görünür, Net Belirti Kur’ân’da beyyinât , yalnızca “mucize” değil; açık kanıt anlamında epistemik bir terimdir. “Andolsun, size açık beyyinât getirdik…” (2:92) “İşte bunlar insanlar için beyyinât ve muttakiler için hidayettir.” (3:138) Burada dikkat çekici olan şudur: Hidayet duygusal ikna ile değil, açık kanıt ve görünen delil ile temellendirilir. Bu, iman iradesini intelektü...

DELİLİN IŞIĞI: Kanıt İlişkisi

Resim
  🌑 DELİLİN IŞIĞI: Kur’an’da Gölge, Güneş ve Bilinç Arasındaki Kanıt İlişkisi 1. Giriş: “Delil” Nedir? Kur’an’da “delil” kelimesi doğrudan çok az geçse de, onun karşılıkları olan şu kelimeler geniş bir düşünce ağı kurar: آية (ayet): İşaret, kanıt, mucize. بينة (beyyine): Açık, net, tartışmasız delil. برهان (burhan): Zihinsel kesinlik, apaçık aklî kanıt. سلطان (sultan): Otoriteye dayalı delil veya güç. Bunlar dört düzlemde işler: 1️⃣ Kozmik deliller (güneş, ay, gölge, yağmur gibi), 2️⃣ Tarihî deliller (geçmiş toplumların çöküşü), 3️⃣ İçsel deliller (vicdan, akıl, bilinç), 4️⃣ Vahiysel deliller (ayetlerin kendisi). 2. Gölgenin Delili: Güneşin Varlığı Furkan Suresi 45: “Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Dileseydi onu sabit kılardı; sonra Biz, güneşi ona delil kıldık.” Bu ayet üç katmanlı bir “delil zinciri” kurar: Yani gölge “yokluk” gibidir ama varlığını ışığa borçludur.   Güneş, hem gölgenin sebebi hem de onun “kanıtı”dır.   Bu, “v...