Kayıtlar

sarsıntı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kıyamet Sahneleri ve Kozmik Sesler

Resim
  Kıyamet Sahneleri ve Kozmik Sesler Sesin, Sarsıntının ve İlahi Emrin Evrensel Dili Kur’an-ı Kerim’de kıyamet yalnızca dünyanın fiziksel sonu olarak anlatılmaz. Kıyamet; düzenin çözülmesi, güç merkezlerinin çökmesi, insanın mutlak acziyetinin ortaya çıkması ve hakikatin tüm çıplaklığıyla görünür hale gelmesidir. Bu nedenle Kur’an, kıyameti anlatırken sadece görüntülere değil; özellikle seslere , titreşimlere, uğultulara, çığlıklara ve sarsıntılara yoğun şekilde vurgu yapar. Çünkü ses; görünmeyen ama etkisi her şeyi kuşatan bir güçtür. İnsan sesi kontrol edebilir; fakat ilahi ses geldiğinde artık hiçbir irade ayakta kalamaz. Kur’an’daki kıyamet dili, bu nedenle çoğu zaman işitsel bir dehşet atmosferi oluşturur: Kulakları sağır eden çığlık, Yeri titreten uğultu, Gökleri yaran patlama, Evreni susturan son çağrı… Kur’an’da geçen Sûr, Sayha, Racfe, Sâika, Tâmme, Kâria, Hâkka gibi kavramlar yalnızca edebi metaforlar değil; aynı zamanda insan psikolojisini, toplumsal çöküşü ve...

Sarsılmakla Başlar: Zilzal’de Hakikatin Depremi"

Resim
  Zilzâl Suresi genellikle kıyametin dehşetiyle ilişkilendirilir. Ama öyle görünmüyor.  --- زِلْزَالَهَا – “O sarsıntısını” 1. اِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا "Yeryüzü, kendi sarsıntısıyla sarsıldığında..." Bu “sarsıntı” yalnızca fiziksel bir deprem olmayabilir. "Zilzâl", içsel bir silkinişi, zihinsel bir altüst oluşu, bütün yerleşik kabullerin yıkılmasını da temsil edebilir. Yeryüzü, insanın zihinsel evreni olabilir. “Kendi sarsıntısı” ifadesi, her bireyin kendi hakikatiyle yüzleştiği özgün, kişisel bir kıyameti işaret eder. --- أَثْقَالَهَا – “Yüklerini dışa vurduğunda”  2. وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا “Ve yer, ağırlıklarını dışarı çıkardığında…” İçeride birikmiş olan her şey artık bastırılamaz: Vicdan, hafıza, bastırılmış hakikatler… Toplumun ya da bireyin bastırdığı ne varsa “yüzeye” çıkar. Yer (arz), sadece toprak değil; kişinin benliği, kalbi ya da kolektif bilinçaltı da olabilir. --- مَا لَهَا؟ – “Nesi var bunun?”  3. وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَ...