Kayıtlar

Din adamı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kur’an’da Tebliğ, Ücret ve Nebî Ahlakı

Resim
  Hakikat Satılmaz: Kur’an’da Tebliğ, Ücret ve Nebî Ahlakı Giriş: Din Ticareti Sorunu Din, insanı özgürleştirmek ve sorumluluk bilinci kazandırmak için gönderilmiş ilahî bir çağrıdır. Ne var ki tarih boyunca bu çağrı, kimi zaman iktidarın, kimi zaman sermayenin, kimi zaman da kişisel çıkarların hizmetine sokulmuştur. Bugün “din anlatmak” adı altında maaş alan, kitap ve içerik pazarlayan, hakikati metalaştıran bir düzenle karşı karşıyayız. Bu durum Kur’an merkezli bir sorgulamayı zorunlu kılar: Hakikat satılabilir mi? Tebliğ ücretle yapılabilir mi? Kur’an’ın İlkesel Tavrı: Ücret Talep Etmeyenler Kur’an, tebliğ ahlâkını son derece net bir ilke üzerine bina eder: “Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun; onlar doğru yoldadır.” (Yâsîn 36/21) Bu ayet, yalnızca bir öğüt değil; ölçüdür . Hakikatin güvenilirliği, onu taşıyanın maddî beklentilerinden arınmış olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Ücret talebi başladığı anda mesaj, bağımsızlığını yitirir. Çünkü ücret, kaçınılmaz olarak bekl...

Din Kürsüde Değil, Hayatın İçindedir

Resim
​Din Kürsüde Değil, Hayatın İçindedir. ​Din, çoğu zaman belirli zümrelerin, unvanların ve kurumsal yapıların tekelinde bir "uzmanlık alanı" gibi sunulmaya çalışılır. Oysa Kur’an’ın inşa etmeyi hedeflediği din anlayışı; dar mekânlara, belirli sınıflara ve soğuk duvarlara hapsedilemeyecek kadar canlı, sahici ve hayata içkindir. ​ Din; yalnızca kürsülerden yankılanan bir hitabet, kitap raflarında bekleyen bir bilgi veya ritüellerle sınırlanan bir form değildir. Aksine din; insanın gündelik hayatında adalet, ahlak ve sorumluluk olarak tezahür eden bir bilinç durumudur. ​Kur’an: Raflarda Değil, Hayatta Okunan Kitap ​Kur’an, indirildiği toplumda teorik tartışmalar yürütmek için değil; mevcut zulümlere, ahlaki çöküşe ve sosyal adaletsizliğe somut bir müdahale olarak gelmiştir. Vahiy; ölçüde hile yapanlara, yetimi ezenlere, güçlüyü kutsayıp zayıfı yok sayanlara karşı bir itiraz çığlığıdır. ​Bu yönüyle Kur’an’ı yegâne kaynak bilenler, onu yalnızca okuyarak değil; hayata tercüme...