Kayıtlar

Allaha etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dönüş Nereye? Peygambere mi, Allah’a mı?”

Resim
  “Dönüş Nereye? Peygambere mi, Allah’a mı?” 1. Söylem ile Vahiy Arasındaki Ayrım Toplumda sıkça duyulan bir ifade vardır: “Ölünce Peygamber’e kavuşacağız.” Bu söylem, duygusal bir bağlılığın ürünü olarak ortaya çıkmış olsa da, Kur’ânî referans açısından ciddi bir problem barındırır. Çünkü Kur’ân, insanın ölüm sonrası yönelişini açık ve net bir şekilde tanımlar: dönüş yalnızca Allah’adır. Kur’ân’ın bu konudaki en temel ilkelerinden biri şudur: “Biz Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.” (Bakara 2:156) Bu ayet, varoluşun başlangıcını ve sonunu tek bir merkeze bağlar: Allah. Arada herhangi bir aracı, durak veya yön değişimi söz konusu edilmez. 2. Tevhid İlkesinin Ontolojik Boyutu Kur’ân’ın inşa ettiği tevhid anlayışı yalnızca “Allah birdir” demekten ibaret değildir. Aynı zamanda tüm varoluşsal süreçlerin—yaratılış, yaşam ve ölüm sonrası dönüş—tek bir ilahî otoriteye ait olduğunu ifade eder. Başka ayetlerde bu ilke daha da netleştirilir: “Dönüşünüz yalnızca O’nadır.” (Yû...

Kuran’a Göre Şeytandan Allah’a Sığınmak

Resim
Kur’an’a Göre Şeytandan Allah’a Sığınmak: Epistemik Temizlik ve Vahyin Tek Kaynaklığı 🔹  Kur’an, insanın düşünce dünyasında beliren saptırıcı dürtülere karşı bilinçli bir korunma eylemi olarak “Allah’a sığınma” ilkesini vurgular. Bu, salt bir korku refleksi değil; zihinsel, kavramsal ve epistemik olarak istikamet üzere kalabilmek için geliştirilen aktif bir bilinç tutumudur. Özellikle şeytanın dürtüsü, vesvesesi ve kışkırtması gibi ifadelerle tanımlanan bu saptırıcı güce karşı tek çözüm, Kur’an’a göre, yalnızca Allah’a yönelmek ve başka hiçbir otoriteye tabi olmamaktır. --- 🔹 ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞINMA: AYETLERİN BAĞLAMSAL İNŞASI 1. A‘râf 7/200: “Eğer şeytandan sana bir dürtü (nâzeğun) gelirse hemen Allah’a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir.” Bu ayet, şeytanın doğrudan değil, dürtü (nazğ) şeklinde içsel bir çağrışım, bir fikir veya zihin oyunuyla insana yaklaştığını belirtir.  Buradaki dürtü; insanın kalbine doğan vesvese, yanlış yönlendirme ya da sapma eğilimi olabilir. B...

SAFF SURESİ "Kim bu saf tutanlar" 😶‍🌫️

Resim
🔥 1.  “Saf tutanlar” aslında kimler? (1-4. ayetler) Surenin adı olan "Saff",  saf tutmak  anlamına gelir ama burada sadece namazda saf tutanlar değil,  Allah yolunda birlik olmuş, kararlı ve disiplinli mücadele eden bir topluluk  kastedilir: "Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever."  (61:4) 🔍  Şaşırtıcı olan: Bu ayet, Allah'ın sevdiği topluluğun özelliğini tarif ederken askeri bir disiplini ve ruhsal bir birlikteliği öne çıkarıyor. Namazdaki düz çizgi gibi zahiren düzelen bir şekil değil;  iç bütünlüğe, istikrara ve kararlı bir mücadele ruhuna  işaret ediyor. 😶‍🌫️ 2. “Söz verip yapmamak” günahların en büyüğü gibi sunuluyor (2-3. ayetler) "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri neden söylüyorsunuz? Allah katında, yapmayacağınız şeyleri söylemeniz büyük bir nefretle karşılanır." (61:2–3) 🔍 Şaşırtıcı olan: Yalnızca söz verip yapmamak değil, niyeti olmadığı hâlde söz söylemek , Kur’an’da “All...

Hedef doğru ama araç yanlış !

Resim
Kur’an’da geçen “Allaha daha çok yaklaştırsınlar diye” ifadesi özellikle Zümer Suresi 3. ayetteki bir pasajla ilişkilidir. Bu ayeti orijinal Arapça metniyle ve ardından kelime kelime analizle ele alalım:

SALİH KISSASI KUR’ANİ BİR OKUMA 🐫

Resim
 🐫 SALİH KISSASI KUR’ANİ BİR OKUMA 1. Semûd Kavmi ve Gönderilen Elçi Kur’an’da Semûd kavmi, “zulmedenler” (ظالمين) ve “azgınlıkta sınır tanımayanlar” (طاغين) olarak tanımlanır (Bkz. Şems 91:11). Onlara, içlerinden biri olan Salih gönderilir. Kur’an bu durumu şöyle ifade eder: "Semûd kavmine kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur.'” (Hûd 11:61)   🔎 “Kardeşleri” (أخاهم) ifadesi, elçinin o toplumdan biri olduğunu ve onların dertleriyle hemhal olduğunu vurgular. Aynı ifade Hûd, Nûh ve Lût kıssalarında da geçer. Elçilerin “içeriden” biri olması, mesajın doğrudan, samimi ve tanıdık bir yüzle geldiğini gösterir. 2. Yeryüzünü İmar Eden Kavim Semûd kavmi, kayaları oyarak evler yapar, yeryüzünü işlerdi. Bu özellikleri Kur’an’da şöyle tasvir edilir: “...Yeryüzünü imar eden, Allah’ın sizi orada yerleştirdiği gibi imar edin.” (Hûd 11:61) 🔎 “İmar” (عَمَرَ) kelimesi, sadece bina inşa etmek değil, düzen k...