Kayıtlar

geleneksel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İsimlerin Ardına Saklanan Din

Resim
İsimlerin Ardına Saklanan Din Kur’an’ın en büyük mücadelelerinden biri, hakikatin üzerinin örtülmesidir. Bu örtme işi her zaman açık bir inkârla yapılmaz. Bazen hakikatin üzerine yeni isimler, yeni otoriteler ve yeni kabuller inşa edilerek gerçekleştirilir. İnsanlar böylece Allah’ın indirdiği mesaja değil, insanlar tarafından oluşturulmuş din anlayışlarına bağlanırlar. Kur’an, müşriklerin putları hakkında şöyle der: “Bunlar sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar sadece zanna ve nefislerin arzusuna uyuyorlar.” (Necm 23) Burada eleştirilen yalnızca taş veya ağaçtan yapılmış putlar değildir. Asıl mesele, Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeylerin din haline getirilmesidir. İnsanların kendi ürettikleri isimleri ve kabulleri kutsallaştırmasıdır. Allah, Maide 3. ayette dini kemale erdirdiğini bildirirken; sonradan ortaya çıkan ilave otoriteler ve bağlayıcı hükümler hangi yetkiye dayanmaktadır? Kur...

DİNİ SULANDIRMAK "geleneksel din anlayışı"🛐

Resim
Dini Sulandırmak: Hakikatin Üzerine Örtülen Perde "Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar yok mu! Senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur." (En’âm, 6/159) Tarih boyunca hakikat, kitlelerin çıkarlarıyla çatıştığında hep tahrif edilmiş, özünden saptırılmış, ilkesel duruşu biçimsel bir tekrar hâline getirilmiştir. Bu yozlaşmanın en belirgin örneği ise dinin sulandırılması, yani özünden uzaklaştırılması, hakikat yükünü taşıyamayacak kadar hafifletilmesi ve nihayetinde etkisizleştirilmesidir. Kur’an’ın apaçık mesajı, insanı özgürleştiren, aklı ve vicdanı muhatap alan bir çağrıdır. Ne yazık ki zamanla bu çağrı, kişisel menfaatler, köklü gelenekler ve siyasi baskılarla boğulmuş, Kur’an dışı öğretilerle harmanlanarak asli çizgisinden uzaklaştırılmıştır. Dinin Sulandırılma Biçimleri Dinin özünden kopmasının dört temel tezahürü vardır:  * Din, Gelenekle Karıştırıldı: Günümüzde birçok Müslüman, din adına öğrendiği uygulamaların çoğunun Kur’an kaynaklı olmadığını fark etmiyor. Çünkü di...

Mele-i A‘lâ nedir ? 📌

📌 Mele-i A‘lâ nedir? "Mele-i a‘lâ" ifadesinin, geleneksel tefsirlerdeki "yüce melekler topluluğu" anlayışının aksine, doğrudan "vahiy" ve özellikle "Kur'an" anlamına geldiği görüşü savunulmaktadır. Bu bakış açısını detaylandırarak ve Kur’an ayetlerine dayalı bir kelime analizi yaparak yeniden ele alabiliriz. 1. Kelime Analizi: Mele’ (ملأ): Sözlük Anlamı: “Dolu olan, depo” anlamına gelir. Kullanım Alanı: Zamanla mecaz anlam kazanarak “toplumun ileri gelenleri, reisler” için de kullanılmıştır. Vahiy Bağlamı: Burada “mele-i a‘lâ” ifadesinin “yüce dolu” veya “yüce depo” anlamında, bilgi ve hikmetle dolu olan Kur’an’ı ifade ettiği ileri sürülmektedir. A‘lâ (الأعلى): Anlamı: “Yüce, en yüksek.” Kullanım: Burada Kur’an’ın yüksek değerine ve ilahi bilgilerin yüceliğine işaret eder. 2. Kur’an Ayetleri Bağlamında Analiz: Sâffât 37/8: Geleneksel Yorum: Melekler arasındaki bir topluluğu ifade eder. Alternatif Yorum: “Mel...