Kayıtlar

lat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Allah’ı Gökten Yere İndirip Otoriteyi Sorgulama

Resim
​PUTLARIN MODERN EFENDİLERİ: KUR’AN’DA ŞİRK VE YÖNETİM İSYANI ​Tevhid: Tanrı’yı Gökten Yere İndirip Otoriteyi Sorgulama Sanatı ​Kur’an’da anlatılan şirk, müzede sergilenen tozlu bir putperestlik hikayesi değil; bugünün siyasal sistemlerini, ekonomik çarklarını ve dokunulmaz liderlerini hedef alan sert bir yönetim eleştirisidir. Şirk, Allah’ın yanına ortak koşmak değil; Allah’a ait olan hüküm sürme, hesap sorma ve rızık dağıtma yetkilerini gasp edip kutsallık zırhına bürünmektir. ​1. "Hüküm Allah’ındır" Ne Demek? (Yöneticilerin Korkulu Rüyası) ​"Hüküm ancak Allah’ındır" (Yusuf 40) ayeti, bir ruhban sınıfının yönetimi ele geçirmesi için değil; hiçbir ölümlünün mutlak hakikat taslayamaması için indirilmiştir. ​Bu ayet; liderin ağzından çıkanın kanun olduğu, eleştirinin "ihanet" sayıldığı her yapıyı yerle bir eder. ​Eğer bir yönetici "benim sözüm sorgulanamaz" diyorsa, o artık bir siyasi figür değil, bir “yeryüzü ilahıdır.” Kur’an tam ola...

Tahtı Yıkan Fetih 💫

Resim
  Tahtı Yıkan Fetih Kur’an’da Yönetim Erkine Karşı Dişil Kutsallık, Liyakat ve Meşruiyet Eleştirisi ​Kur’an, tarih boyunca en sert direnişi toplumun alt katmanlarından değil, statükonun zirvesindeki iktidar sahiplerinden görmüştür. Bu direncin temel sebebi, Kur’an’ın sunduğu mesajın sadece bireysel bir ahlak inşasıyla yetinmeyip; yönetim erkini, mülkiyet dilini ve hegemonyanın kutsal zırhını kökten bir tasfiyeye tabi tutmasıdır.  Kur’an bağlamında "Fetih", bir toprak parçasını mülkiyetine geçirmek değil; mülkiyeti asıl sahibi olan Allah’a iade ederek beşerî tahtların dokunulmazlığını parçalamaktır. ​1. Mülkiyetin Teopolitiği: "Mülk Allah’ındır" Bir Sistem İlkesidir ​Kur’an’da Mülk ( MLK ) kavramı, sadece mülkiyet hakkını değil, mutlak egemenlik ve otoriteyi ifade eder. "Mülk Allah’ındır" ifadesi, yönetim kuramının temel taşıdır. Bu ilke uyarınca hukuk, iktisat, miras ve kamu düzeni beşerî arzuların (hevâ) tahakkümünden kurtarılmalıdır. Eğer mülk Allah’...

MELEKLERİN İSİMLENDİRİLMESİ

Resim
Kur’an Bağlamında Meleklerin Dişilikle İlişkilendirilmesi ve Müşrik İsimlendirmelerin Teolojik Tahlili Giriş Kur’an-ı Kerim, meleklerin mahiyetine ve işlevlerine dair geniş bir perspektif sunarken, onların dişil olarak isimlendirildiğine veya tasvir edildiğine dair herhangi bir ifade içermez. Tam aksine, müşriklerin melekleri Allah’ın kızları olarak nitelendirmesi Kur’an tarafından kesin bir dille reddedilir. Bu çalışma, Kur’an’daki ilgili ayetleri tahlil ederek meleklerin dişil olarak algılanmasının tevhid inancı açısından neden bir sapma olduğunu ve müşriklerin dişil putlara verdikleri isimlerin sembolik anlamlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kur’an, isimlerin sadece bir tanımlama aracı olmadığını; aynı zamanda insanın varlıkla kurduğu ilişkiyi, hakikat algısını ve nihayetinde teolojik yönelimlerini yansıttığını vurgular. Bakara Suresi 2:31’de geçen “Allah Adem’e bütün isimleri öğretti.” ifadesi, insanın kavramsallaştırma gücünün vahiy temelli bir öğretiye bağlı olması gerektiğin...

NECM SURESİ "Gözle Görülen Bir Gerçek" 🌠

Resim
Necm Suresi, şaşırtıcı bir şekilde Kur’an’daki en çarpıcı sahnelerden birini açar: Peygamber’in vahiy tecrübesini görsel, duygusal ve kozmik bir çerçevede sunar. 🌠 1. Vahyin Kaynağı: Gözle Görülen Bir Gerçek! "Gözü şaşmadı, azmadı." (Necm 53:17) Peygamber, vahyi bir “hayal” gibi değil, gözüyle görerek ve “gerçek” bir temasla almıştır.  Şaşırtıcı olan: Kur’an, bu olayın psikolojik bir halüsinasyon değil, ontolojik bir karşılaşma olduğunu iddia eder:  "O, onu en yüksek ufukta gördü." (53:7) "Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında." (53:14) 🔍 Bu “Sidretü’l-Müntehâ” nedir? Cevap: Sembolik olarak insan idrakinin son sınırı , “bilincin eşiği”, hatta “kozmik sınır kapısı”. Modern tabirle bir ontolojik eşik , "yoklukla varlık arası perde". 🌌 2. Kur’an, Vahiy Sürecini Kozmik Bir Yolculuk Olarak Anlatıyor "Şimdi siz, bu söze mi şaşıyorsunuz?" (53:59) Bu ayetle Kur’an, şaşkınlıkla alay ediyor . Neye şaşırıyorlar? Vahyin bir “ilham...