Kayıtlar

infak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KAMUSAL DÜZEN ve ORTAK İYİ

Resim
  KAMUSAL DÜZEN ve ORTAK İYİ (el-ma‘rûf): Kur’an’da Toplumsal Mutabakat Kur’an’da el-ma‘rûf kavramı çoğunlukla “iyilik”, “güzel söz”, “örf” gibi bireysel ahlak göndermeleriyle çevrildi. Ancak Kur’anî bağlam dikkatle incelendiğinde ma‘rûf , kamusal düzeni sağlayan, toplumsal mutabakata dayalı ve kamu yararını önceleyen bir ortak akıl ve ortak iyi paradigması olarak görünür. Bu kavram, sadece bireysel fazilet değil; hukukî , iktisadî , ailevi , siyasal ve yönetsel alanları kuşatır. Ne var ki tarihsel süreçte İslam kültürü, ma‘rûfu büyük ölçüde aile kültürünün geleneksel normları içine hapsetmiş; siyasal-toplumsal boyutunu tali, hatta tartışma dışı bırakmıştır. Oysa Kur’an’a göre bugün de en fazla ihtilaf ve kaos üreten alan tam burasıdır: ortak iyinin yönetimi . 1. Ma‘rûfun Kavramsal Çerçevesi Ma‘rûf, kelime olarak “bilinen, tanınan, kabul gören” anlamını içerir. Bu kabul sadece geleneksel örf değil; kamusal mutabakat , hukukî rıza , toplumsal maslahat ve ahlakî kabul tü...

Kuran’a Göre Ekonomik Paylaşım: 

Resim
Kur’an’a Göre Ekonomik Paylaşım: Zekât, Sadaka, İnfak, Fitre ve Güzel Borç Kavramlarının Birlikteliği Giriş Kur’an’da toplumsal adaletin, dayanışmanın ve ahlâkî sorumluluğun en güçlü yansımalarından biri ekonomik paylaşım ilkesidir.  Zekât, sadaka, infak, fitre ve karz-ı hasen (güzel borç) gibi kavramlar, sadece bireysel ibadetler değil, aynı zamanda sosyal adaleti temin eden birer sistematik ilkedir.  Bu kavramlar, mülkün Allah’a ait olduğu ve insanın sadece bir emanetçi olduğu bilinciyle, bireyi bencillikten arındırarak toplumsal sorumluluğa davet eder.  Böylece Kur’an, mal ve servetin adil dolaşımını sağlayan, ahlâk temelli bir ekonomi anlayışı inşa eder. --- 1. Zekât: Arınma ve Arındırma Zekât, “zeke” kökünden türetilmiş olup hem “temizlemek” hem de “çoğaltmak” anlamı taşır. Kur’an’da şu şekilde tanımlanır: “Onların mallarından sadaka (zekât) al ki, onunla onları temizleyip arındırasın…” (Tevbe 9:103) Bu, zekâtın sadece maldan değil, kalpten de arınmaya vesile olduğun...

BİREYSEL VE TOPLUMSAL YAZILAR 🌱

Resim
🌱   Bireysel ve Toplumsal İslami Değerler ·           🎗  Kuran ile nasıl bir ilişki içindeyiz? ·           👀  Allah’a ve Rasûl’e İtaat: Kur’ânî Bir Analiz ·           👂 KURANI KURANDAN DİNLE ·           👣  HADİS VE SAMİRİ ZİHNİYET ·           👨 ‍ 👩 ‍ 👦 ‍ 👦  Bir Su, Bir Soy, Bir Başlangıç ·           👭  Yanlış yorumlanan ÇOK EŞLİLİK ayeti üzerine ·           👹  İblis ve Cennet: Sembolik ve Psikolojik Yorum ·           💸  KURANA GÖRE ZEKAT ·           📑  Kur'an'da Geçen KIRAAT, TİLAVET, TERTİL ·       ...

İNFAK ( Emanete Sadakat mi, Servete İhanet mi?) 🪙

🪙 İNFAK ( Emanete Sadakat mi, Servete İhanet mi?) Allah Yolunda (Fî Sebîlillâh) İnfak ve İnfak Ahlâkı Kur’an’da “Allah yolunda” (fî sebîlillâh) kaydıyla emredilen başlıca eylemler cihad, hicret ve infaktır. (Bkz: Enfâl 74; Tevbe 19-20; Bakara 3; Bakara 190) İnfak: Malî Cihad ve Maddeciliğe Karşı Hicret İnfak, maddî bir cihad olduğu gibi, bireysel maddecilikten toplumsal adalete hicret anlamı da taşır. Dünya malı geçicidir; oysa cennet nimetleri kalıcıdır. İnfak, “yarar sağlayan bir şeyi, ona ihtiyaç duyanla karşılıksız paylaşmak”tır. İhtiyacın karşılanması esasına dayanır. Kur’an, sadakaların verilmesi gereken yerleri açıkça belirtir: (Bkz: Tevbe 60) Zekât ve Sadaka Zekât: İlk anlamı: Artma ve çoğalma İkinci anlamı: Arınma, saflaşma Zekât; “artmak ve arınmak için verilen”dir. Sadaka, mülk değil emanet gözüyle bakarak serveti paylaşmanın adıdır. Sadakatten gelir. Biriktirmek ve özelleştirmek (kenz), emanete ihanettir. Kur’an, serveti “hayr” olarak adlandırır. Servetin imana şahit kılın...