Kayıtlar

masal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Masalcı Zihniyetin Dini ⚠️

Resim
   Masalcı Zihniyetin Dini Müteşâbih Üzerinden Yapılan Büyük Sapma Kur’an, insanı hakikate çağırmak için indirilmiş bir hidayet kitabıdır ; masal kitabı değil. Ne var ki tarih boyunca din, bilinç inşa eden ilkeler bütünü olmaktan çıkarılıp; cinler, periler, kanatlı yaratıklar, görünmez varlıklar ve fantastik anlatılar etrafında dönen bir mitolojiye dönüştürüldü. Bu dönüşüm tesadüf değildir. Bu, Kur’an’ın uyardığı çok net bir sapma biçimidir. Müteşâbih: Benzetme mi, Nesne mi? Kur’an’da ayetler ikiye ayrılır: muhkem ve müteşâbih . Muhkem olanlar açık, ilkesel ve yön vericidir. Müteşâbih olanlar ise temsil, benzetme ve soyut anlatım içerir. Sorun tam da burada başlar. Kur’an, müteşâbihi hakikate götüren bir anlatım aracı olarak kullanırken; zihinleri şekilci olanlar benzetilenin kendisini mutlaklaştırdı. Yani işaret edilen anlam bırakıldı, işaretin kendisi kutsallaştırıldı . Cin dendi, görünmeyen varlık icat edildi. Melek dendi, kanatlı figürler çizildi. Şeytan dendi, b...

HAK DİNE KARŞI TİYATRO 🎭

Resim
Onların Dinleri: Gösteri, Zan ve Aracılığa Dayalı Bir İnanç Tiyatrosu Giriş: Din mi, Tiyatro mu? Kur’an, bazı dinî yapı ve anlayışları "onların dini" olarak tanımlar; bunlar hakikate çağıran değil, göz boyayan, korku ve umut sömürüsüyle insanları tahakküm altına alan inanç sistemleridir. Bu tür yapılar, insandaki en zayıf eğilimleri hedef alır: mucize beklentisi, gösteri arzusu, kolay kurtuluş hayali ve başkasına sorumluluk devretme isteği. Allah’a doğrudan yönelmek yerine, araya simgeler, kişiler, yapılar ve kurumlar sokarak hakikatin üstünü örter. Kur’an, bu yapıları keskin bir eleştiriyle ifşa eder. --- 1. Mucize Dini: Göz Büyüsü ile İnşa Edilen İman Onların dinleri duymak değil, görmek ister. Kalple değil, gözle inanmak isterler. Gözle görülür bir “mucize” olmadan iman etmezler. Oysa Kur’an, mucize talebini inkârın bahanesi olarak gösterir. Nahl 35’te şöyle denir:  “Resûllere düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.” Tarih boyunca Musa’dan asa, İsa’dan çamurdan kuş, Muhammed’den...