Ham Fıtrattan Kâmil Şahsiyete

 


Ham Fıtrattan Kâmil Şahsiyete: Kur’an’ın Psikolojik-Varoluşçu İnsan Tasavvuru

Kur’an-ı Kerim, insanı ne salt bir “günahkâr” ne de kusursuz bir “melek” olarak tarif eder. O, insanı zıtlıkların kesişim noktasında, sürekli bir oluşum ve dönüşüm halinde olan dinamik bir potansiyel olarak sunar. Bu nedenle Kur’an’ın insan tasviri ontolojik niteliktedir: doğuştan verilmiş eğilimleri, sınırları ve kapasitesiyle bir varlık…

Ayetlerde geçen “hırs”, “acele”, “nankörlük”, “zayıflık”, “tartışmacılık” gibi özellikler ahlaki etiket değil; imtihanın malzemesidir. Fıtratın ham maddesi dönüştürülmek içindir; bastırılmak için değil.


1. Duygusal Salınım: Hırs, Cimrilik ve Negatif Tepkisellik

Meâric 19-21, insanın psikolojisini röntgen gibi çizer:

“Şüphesiz insan hırslı yaratılmıştır.
Başına kötülük gelince feryat eder,
Kendisine iyilik dokununca cimrileşir.” (70/19-21)

Buradaki hırs, sadece dünya malı iştahı değil; varlığını koruma ve artırma iradesidir. Bu güç yanlış kanala aktığında:

  • negatifte: panik, feryat, direnç kaybı

  • pozitifte: cimrilik, kendini merkezleme

Fakat Kur’an bu tabloyu hüzünlü bir teşhis olarak bırakmaz; hemen ardına tedaviyi ekler:

“Ancak namaz kılanlar hariç…” (70/22)

Bu istisnadan sonra uzun bir dizide namaz, infak, ahdine sadakat, şahitlikte dürüstlük ve ahirete bilinç zikredilir. Yani hırs → itidal dönüşümünün reçetesi pratiklerin içindedir.


2. Zamanla İmtihan: Acelecilik ve Bekleme Eşiği

Kur’an insanın en zayıf tolerans alanlarından birinin “zaman” olduğunu söyler.

“İnsan aceleci yaratıldı.” (Enbiyâ 21/37)

“İnsan hayra dua ettiği gibi şerre de dua eder.
İnsan pek acelecidir.” (İsrâ 17/11)

Kur’an aceleciliği bilişsel bir sınır olarak işler: insan süreci değil sonucu sever; hikmet ise sonucu değil süreci murakabe etmeyi öğretir.

Bu yüzden sabır sadece bir pasif bekleyiş değil; zamanı hikmetle işleyen bir disiplindir.

“Sabır ve namazla yardım isteyin.” (Bakara 2/45)

Burada sabır “bekleme”, namaz ise “zamanı düzenleme” fonksiyonudur.


3. Zihinsel Savunma: Tartışmacı ve Haklı Çıkma Arzusu

Kur’anın dikkat çektiği üçüncü ontolojik eğilim:

“Biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik; fakat insan her şeyden çok tartışmacıdır.” (Kehf 18/54)

Tartışma (mırâ) iki yöne açılır:

  • olumsuzda: ego savunması, haklı çıkma tutkusu, narsisistik körlük

  • olumluda: hakikat arayışı, delil üretme, istişare

Bu yüzden Kur’an tartışmayı yasaklamaz; onu istikametli bir aklın hizmetine sokar:

“Onlarla en güzel olan tarzda mücadele et.” (Nahl 16/125)

Burada mücadele, edep + delil + hikmet üçlüsüne bağlanır.


4. Varoluşsal Zayıflık, Unutkanlık ve Ahid Problemi

Kur’an insanı aynı zamanda böyle tanımlar:

“İnsan zayıf yaratıldı.” (Nisâ 4/28)

Bu zayıflığın kökleri bedenden çok arzu – korku – egodan oluşan varoluşsal üçlemededir.

Taha Suresi insan hakkında daha başka bir hakikat ekler:

“İnsanı (ilk) unuttuğu için unuttuk.” (Taha 20/115, bağlamında Âdem)

Unutkanlık (nisyan), Kur’an’da ahid bozmanın sebebidir; bu nedenle zikir (hatırlatma) Kur’an’ın temel terapisi olur:

“O halde beni anın ki ben de sizi anayım.” (Bakara 2/152)


Dönüşüm Tablosu: Ham Potansiyelden Kâmil Şahsiyete

Kur’an’ın hedefi bu fıtri özellikleri söküp atmak değil; rafine etmek ve terbiye etmek:

Fıtri Eğilimİmtihan AlanıKur’ani DisiplinKâmil Şahsiyet
HırsMülkiyet / Güçİnfak, İhsanCömert, Müstağni
AceleZaman / BekleyişSabır, NamazVakur, Hakim
TartışmaFikir AyrılığıŞura, DelilHakikat Arayıcı
ZayıflıkŞehvet / EgoTevbe, İradeGüçlü / Dirayetli
UnutkanlıkAhid / MisakZikir / TefekkürSadık / Bilinçli

Sonuç: Statik Değil Dinamik Bir Varlık

Kur’an’ın sunduğu insan, tek renkli değil katmanlı bir varlıktır. İnsanı hem:

“Ahsen-i takvim” (Tin 95/4)

hem de:

“Esfel-i safilin” (Tin 95/5)

mertebesiyle tanımlar.

Yani insanın düşüşü de yükselişi de fıtratın içindedir. Kur’an’ın yaptığı teşhisler —nankörlük, cimrilik, acelecilik, zayıflık— bir hüküm değil, bir ontolojik rapordur.

Tedavi ise:

  • imanın vizyonu

  • ibadetin disiplini

  • ahlakın zarafeti

  • hikmetin olgunluğu

ile bu ham cevherin altına dönüşmesidir.

UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣