Kayıtlar

ne anlatıyor etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gizli Odaya Vahyin Girmesi

Resim
  Gizli Odaya Vahyin Girmesi 1. Özel Odanın Açılması: Mahremiyetin Kamuya Dönen Yüzü Tahrîm Suresi, görünürde bir aile içi meseleye müdahale ederek başlar. Ama Kur’an’ın aileye dokunuş biçimi, sosyal dokunun en ince yerlerinden geçer. Çünkü aile: niyetlerin, duyguların, güç oyunlarının, kıskançlığın, sevginin hesapların çok çıplak olduğu alandır. Kur’an bize “özel alan”ın ahlaki denetimden muaf olmadığını hatırlatır. Modern insanın en büyük yanılsaması: “Özel olan dokunulmazdır.” Kur’an bunu kırar. Mahremiyet, keyfilik alanı değil; sorumluluk alanıdır. 2. Kalbin Kayması ve Niyet Politikası Ayette geçen ifade: “Kalpleriniz kaydı / eğildi.” Modern dünyada bu, psikolojik açıdan niyet bozulması , iç motivasyonun eğrilmesi , duygusal arka planın politika üretmesi demektir. İnsan bugün hâlâ: hakikati değil, hakikatin lehine olan duyguyu ya da stratejiyi tercih edebiliyor. Kur’an burada duyguların siyaseti ni ifşa ediyor. 3. Destek...

Maide Suresi bağlamında ARINMA

Resim
​MÂİDE SURESİ: VİCDANI ARINDIRAN BİR AHDİN ANATOMİSİ ​Bu Sure Kime Hitap Ediyor? ​Mâide Suresi dışarıdaki inkârcıyı değil, “Ey iman edenler” hitabıyla içerideki dindarı sorgular. Bu sure, iman iddiasında bulunanların sadakat testidir. ​1️⃣ Sûrenin Açılışı: Akit – Söz – Sorumluluk ​Sure şu emirle başlar: “Ey iman edenler! Akitleri yerine getirin.” (5:1) . Mâide’nin ana omurgası budur. Din burada bir ritüel listesi değil, bir ahde sadakat sistemi olarak tanımlanır. ​2️⃣ Mâide 6: Bir Arınma Manifestosu ​Genelde “abdest ayeti” denilip geçilen Mâide 6, insanın fiziksel temizliğinden öte, varoluşsal bir duruşu temsil eder. ​ YÜZ (Kimlik): Riyadan ve sahte dindarlıktan temizlenmektir. ​ ELLER (Eylem): Haram kazancı ve zulmü terk etmektir. ​ BAŞ (Bilinç): Aklı dondurmamak, bilinçle yönlendirmektir. ​ AYAKLAR (Yol): Zalimin peşinden gitmemek, hakikat yolunda yürümektir. ​🌊 Su Yoksa Toprak: Maddeden Manaya Geçiş ​Ayetin devamında, su bulunmadığında veya sağlık engeli olduğu...

Korku Propagandasına Karşı Psikolojik Direnç 

Resim
  Korku Propagandasına Karşı Psikolojik Direnç ve İlahi Yasaya Güven ​ Tevbe Suresi'nin 51. ayeti ("De ki: 'Bize, Allah’ın bizim için yazdığından (ketebe) başka hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlâ’mızdır. O halde müminler yalnız O’na tevekkül etsinler.'"), Müslüman toplumun iç tehdit olan münafıkların korkutma kampanyalarına karşı psikolojik ve ahlaki bir savunma hattı kuran, aktif tevekkülü öğreten bir mesajdır. ​I. Suredeki Temel Bağlam: Siyasi Bir Özne Olarak Toplum ​Tevbe Suresi, Medine döneminde inmiş olup, Müslümanların siyasi bir güç hâline geldiği, savaş, ittifaklar ve iç tehditlerle (münafıklar) mücadele ettiği bir döneme aittir. ​ Temel Çatışma Alanı: Toplumsal düzeni ve güvenliği içeriden sabote eden, ikiyüzlü bir tutum sergileyen münafıklar . ​ Münafıkların Stratejisi (49–50. Ayetler): ​ Korku Yayma (49): "Bize izin ver, fitneye düşürme" diyerek savaştan kaçma ve toplumu tereddüde düşürme. ​ Moral Bozma (50): Müminlere gelen i...

ALTIN BUZAĞIDAN BAKARA’YA

Resim
Altın Buzağı ve Bakara Kıssaları: Ceset, Huvar ve Rasûl İzi Bağlamında Kur'anî Bir Okuma Bu çalışma, Kur’an’da geçen Altın Buzağı ( عِجْل ) ve Bakara ( بقرة ) kıssalarını anlamsal, dilsel ve sembolik boyutlarıyla karşılaştırmalı olarak inceliyor. Altın Buzağı kıssasında geçen "ceset" ( جسد ), "huvar" ( خوار ) ve "rasûl izi" ( أثر الرسول ) ifadeleriyle, Bakara kıssasındaki ineğin ayrıntılı tasviri üzerinden, metinlerin çağdaş birey ve toplumlara yönelik mesajlarını derinlemesine değerlendiriyoruz. 1. Giriş: Kur'an Kıssalarının Katmanlı Anlamları Kur’an kıssaları sadece tarihi olayları değil, insanın zihinsel ve ruhsal yolculuğunu anlatan çok katmanlı anlatılardır. Altın Buzağı ve Bakara kıssaları, yüzeysel olarak farklı görünse de, derin bir sembolik bağa sahiptir. Bu makale, bu iki kıssa arasındaki içsel ilişkiyi ve özellikle günümüz dünyasına yansıyan derslerini ortaya çıkarmayı amaçlıyor. 2. Altın Buzağı Kıssası: Cesedin Huvarı 2.1 "Ces...

Altın Buzağının Aldatıcı Sesi : Huvâr 🐂🎶

Resim
🐂🎶 Altın Buzağının Aldatıcı Sesi : Huvâr “Huvâr” (Türkçe meâliyle “alçak sesle mâvet eden, aldatıcı ötüş”) kelimesinin Kur’ân bağlamında nasıl kullanıldığını, hangi âyetlerde geçtiğini, dilî ve tematik boyutlarını ele alalım. 1. Terimin Kur’ân’daki Geçişi Âyet : Tâhâ sûresi, 20:88 «وَجَعَلَهَا بَقَرَةً فَخَرَجَ لَهَا خَوْرًا ۖ» “(Semûrî) onu (Altın Buzağı’yı) bir öküz yaptığında, o öküzden (sanki konuşurmuşçasına) alçak bir mâvet sesi çıktı.” Türkçe meâliyle “huvâr”, buradaki “خَوْرًا” kelimesinin karşılığıdır. Aynı hikâye : A‘râf sûresi, 7:148’de de benzer ifade geçer: «...وَخَرَجَ لَهَا خَوْرًا» Yani “o sığır (âhiretî ilâh), kendisinden çıkan aldatıcı sesle…” Bu iki âyet, Beni İsrail’in Mûsâ (a.s.)’ın yokluğunda Samirî eliyle yaptıkları Altın Buzağı’yı nasıl kutsallaştırdıklarını ve sesinin onları nasıl yanıltıp peşinden sürüklediğini vurgular. 2. Dilî ve Sembolî Analiz Kök ve lâfz Kök: خ-و-ر (h–w–r) خَوْر (hvâr/huvâr) ; “alçak, inilti tarzı ses, mâve...

"Dinde Yahudileşme: Şeriat Varken Mezhebe Tapmak!"

Resim
📜 Câsiye 18. Ayet Bağlamında Hevâ Dini ve Yahudileşme Eğilimi 🔹 Giriş: İlahi Yol ile Hevâ Dini Arasındaki Çatışma Kur’an’ın Câsiye 18. ayetinde geçen "Seni de işin bir şeriatı üzerine koyduk; şimdi ona uy, bilmeyenlerin hevâlarına uyma" ifadesi, yalnızca bir öğüt değil, tarihsel ve evrensel bir uyarıdır. Bu ayet, ilahi şeriatın vahiy yoluyla insana indirildiğini, buna karşılık insan topluluklarının zamanla bu yolu bırakıp hevâlarına uymaya başladığını bildirir. Bu bağlamda özellikle İsrailoğulları örneği dikkat çekicidir. Kur’an, onların nasıl ilahi vahyi terk ederek, din adamlarının uydurduğu hükümleri “şeriat” gibi benimsediklerini, bu yolla “dini çarpıttıklarını” birçok kez hatırlatır. İşte bu süreç, Kur’an’da "hevâya uyma", gelenekte ise “Yahudileşme” olarak tanımlanabilecek bir dinî yozlaşma biçimidir. --- 📌 Kur’an’ın Tanıklığıyla: İlahi Şeriattan Sapma Süreci 1️⃣ Bilgi Geldiği Halde Ayrılığa Düşme (45:17) “Onlara işin apaçık delilleri verildi; ama kendileri...

HURUFU MUKATTA "Elif Lam Mim" (ا ل م)

Resim
Elif–Lâm–Mîm: Vahyin Ontolojik Seyri ve İnsanın İlahi Kodlarla İnşası Kur’an-ı Kerim’in bazı surelerinin başında yer alan hurûf-u mukattaa , sadece ses veya harflerden ibaret görülemez. Bunlar, vahyin metafizik iniş hattını , kelamın soyuttan somuta geçişini ve insanın bilinç alanında meydana gelen ilahi etkileşimi simgeleyen varoluş şifreleridir. Bu harf grupları arasında en çok dikkat çekenlerden biri olan Elif–Lâm–Mîm (الم) , altı surenin (Bakara, Âl-i İmrân, Ankebût, Rûm, Lokman ve Secde) başında yer alır. Bu üç harf, ilahi kelamın Allah’tan insana uzanan bilinçsel iniş sürecinin şematik bir özeti gibidir. Her biri, sadece bir harf değil; bir merhale, bir oluş, bir tecellidir. Vahyin ontolojik seyrini temsil eden bu yapı, aynı zamanda insan fıtratının derinlerine kazınmış ilahi kodları açığa çıkarır. 1. Elif (ا): Kudretin Aşkın Kaynağı Elif , Arap alfabesinin ilk harfidir. Biçimsel olarak yukarıdan aşağıya inen tek bir çizgidir. Bu form, tevhidi , istikameti ve aşkınlığı t...