HADİS KALBURCULARI 📥
📥 HADİS KALBURCULARI Hadis mecrası, bana göre kör bir kuyuya benzer. Tıpkı Yusuf'un içine atıldığı kuyu gibi... Beklersiniz ki biri kovasını salsın, sonra da sevinç naraları atarak: "Müjde! İşte size bir çocuk buldum!" desin. Aksi hâlde bu dipsiz kuyuda kim kalır, kim kaybolur belli değildir. Sağ çıkabilenlerin sayısı çok azdır. Çoğunluk ise o kuyunun dibine gömülür; zamanla adeta asfalt olur. Üzerlerinden nice fikirler, nice mezhepler, nice otoriteler geçer. Yusuf'u kuyudan çıkaran ise kuyunun kendisi değildi; Rahmân'ın rahmetiydi. Bir kova, ilâhî rahmetin vesilesi oldu. Su bazen gerçekten rahmettir. Dileğim odur ki, hadis kuyusunda çırpınanlardan da kurtulanlar olsun. Yeter ki düşük bir bedel karşılığında satılmasınlar. Bugün kuyunun başında "kalburcular" oturuyor. Kova onların elinde... Kuyudan ne çıkarsa insanlara "işte hakikat budur" diye sunuyorlar. Kimi zaman "rahmet" diyerek, kimi zaman "sahih" diyerek, kimi zama...