Kayıtlar

azap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sarsıcı Bir Bilinç Uyandırma Yöntemi

Resim
  Firavun Düzeni Üzerinden Bir Uyanış Analizi Kur’an-ı Kerim’de Firavun ve kavminin başına gelenler, genellikle sadece bir "helâk hikâyesi" olarak okunur. Ancak A‘râf Suresi’ndeki detaylara daha yakından bakıldığında, karşımıza ilahi bir cezalandırmadan ziyade, sarsıcı bir bilinç uyandırma yöntemi çıkar. 1. Kademeli Sarsıntı: "Bitirmek" Değil, "Uyarmak" A‘râf Suresi 130. ayet, sürecin niyetini açıkça ortaya koyar: “...ki öğüt alsınlar.” Eğer amaç doğrudan yok etmek olsaydı, helâk bir anda gerçekleşirdi. Oysa süreç; yıllar süren kuraklık ve ürün eksikliğiyle başlar. Bu bir pedagojik uyarıdır. İlahi irade, toplumu bir kerede yıkmak yerine, onlara konfor alanlarını terk edip sistemlerini sorgulayacakları "ara duraklar" sunar. 2. Zulmün Aynası Olarak Felaketler Mısır halkının başına gelen tufan, çekirge, haşerat ve kan gibi musibetler rastgele seçilmiş doğa olayları değildir. Her biri, Firavun düzeninin çarpıklıklarına tutulmuş birer aynadır: Su K...

Allah’ın Belanlandırması

Resim
Allah’ın Belanlandırması: Kur’ân’da Lanet, Gazap, Azap ve Musibet Kavramlarının Temsilî ve Mecazî Yorumu Giriş: Belanlandırma Ne Demektir? Günümüzde halk arasında sıkça duyulan “Allah’ın belasını vermesi” yahut “belanlandırması” gibi ifadeler, Kur’an bağlamında anlam arandığında çeşitli ilahî müdahale türlerine işaret eder. Bu türden ilahî müdahaleler bazen rahmetten dışlanma (lanet), bazen kutsal öfke (gazap), kimi zaman da cezalandırma (azap) veya sarsıcı uyarı (musibet) biçiminde tezahür eder. Bu çalışmada, söz konusu dört kavram hem lüghavî kökenleriyle , hem de temsilî-mecazî düzeyde insan bilinci, toplumsal yozlaşma ve manevî sorumluluk ekseninde yorumlanacaktır. 1. Lanet (لعنة): Rahmetten Uzaklaştırılma 🧾 Lügavî Anlam: Kök: ل ع ن “Uzaklaştırmak”, “rahmetten dışlamak”, “yüz çevirmek” 📖 Kur’an’da Kullanım: Kur’an’da lanet, özellikle iblis , kâfirler , haddi aşan topluluklar ve bozguncular için kullanılır. “Allah ona (iblise) lanet etti.” (Nisâ 4:118) “Al...

MERYEM SURESİ “bilinç dönüşüm evreleri ”

Resim
Meryem Suresi, klasik anlatıların ötesinde, simgelerle örülü, psikolojik ve bilinçsel boyutlar taşıyan, derin bir varoluş anlatısıdır .  🪷 1. “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” (19:1) – Bilinç Kapısının Şifresi Surenin başındaki hurûf-u mukattaa , sadece ses değil, bilinç çözülmesinin sembolleridir. Kâf : Kudretin kaynağı – varoluşun özü. Hâ : Hâl, iç halin ilahi sesle teması. Yâ : Yakarış, çağrı, bir arzu . Ayn : Görüş – iç göz, sezgi. Sâd : Sabır, sır, sadâkat. Yani bu beş harf, Hz. Zekeriyya’nın duası gibi, bir bilinç uyanışının içsel formülüdür. Her harf bir psikolojik eşik. 👶 2. Zekeriyya'nın Duası – Biçimsizlikten Umuda (19:2–11) Yaşlılık = Umudun bittiği yer değil; benliğin kabuğunun çatladığı yerdir. “Kemiklerim zayıfladı, başım bembeyaz parladı” (19:4) derken aslında fizik değil, içsel çözülmeden sonra gelen doğurganlıktan bahseder. Hz. Yahyâ: Doğaüstü değil; inkârın ortasında yeniden doğan içsel ses. Ve ona “ ismi daha önce kimseye verilmemiştir ” de...

DUHAN SURESİ " İlahi Sis" 🌫️

Resim
🌫️ 1. DUHÂN (DUMAN): Tarihin Üzerine Çökertilen İlahi Sis فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ – 10. Ayet “Göğün apaçık bir duman getireceği günü bekle!” Bu “duhân” , bir tabiat hadisesinden çok daha derin bir şeydir. Bir tür zihin perdesi , bir ilahi sis bombası gibi… Tarihte bazı kavimlerin hakikati inkârı, öyle bir noktaya gelir ki; Allah, onların kollektif idrak sistemlerini dumana boğar . İbn Abbas’a göre bu, açlıktan perişan hâle gelen Mekkelilerin gördüğü sisli bir hayaldi. Ama sembolik okunduğunda bu ayet, inkârın bilinç üzerindeki etkisini , yani hakikati göremez hâle gelmeyi anlatır: ❗️**“Gerçeği örten zihne hakikat duman gibi görünür.”** ⏳ 2. KADER GECESİ: Varlık Programının Açıldığı Satır إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ – 3. Ayet “Biz onu mübarek bir gecede indirdik.” Bu gece ne? Kadir Gecesi . Ama Kur’an sadece "indirildi" demiyor; “فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ” (4. ayet) “O gece her hikmetli iş ...

Kur’an’da Rüzgâr (Rîḥ / Riyâḥ) Kavramı

Resim
Kur’an’da Rüzgâr (Rîḥ / Riyâḥ) Kavramı: Kozmik, Etik ve Sosyo-Teolojik Anlam Katmanları 1. Giriş: Rüzgârın Görünmeyen Gücü Kur’an’da rüzgâr (الريح / الرّياح), hem fiziksel hem metafizik bir olgu olarak işlenir. Görünmeyen ama etkisi hissedilen bu güç, vahyin sembolik dilinde yalnızca doğa olayı değil, aynı zamanda ilahi müdahalenin, ilahi mesajın ve insanın iç dünyasındaki değişimin bir metaforu olarak konumlanır. Rüzgâr, Kur’an’da hem rahmetin hem de azabın taşıyıcısıdır ve bağlamına göre anlamı yön değiştirir.