MEHİR: KUR’AN’DA EVLİLİĞİN AHLAKİ VE HUKUKİ TEMELİ
MEHİR: KUR’AN’DA EVLİLİĞİN AHLAKİ VE HUKUKİ TEMELİ
Unutulan Bir İlke
Kur’an’da evlilik, romantik bir ritüel ya da toplumsal bir formalite değil; ağır bir ahlâk sözleşmesidir. Bu sözleşmenin ilk somut göstergesi ise mehirdir. Bugün mehir ya pazarlık konusu yapılmakta ya da sembolik bir ayrıntıya indirgenmektedir. Oysa Kur’an, mehir üzerinden yetki, sorumluluk, güven ve adalet öğretir.
1. Kur’an’da Mehir Kavramı
1.1. Temel Ayet
“Kadınlara mehirlerini bir bağış (nihle) olarak verin.” (Nisâ 4/4)
Bu ayet mehirle ilgili çerçeveyi açıkça çizer.
1.2. Anahtar Kavramlar
Sadukât (صَدُقَات): Sadakat, doğruluk ve içtenlik kökünden gelir. Mehir, erkeğin niyetinin ve ciddiyetinin göstergesidir.
Nihle (نِحْلَة): Karşılıksız bağış, gönüllü armağan. Mehir bir borçlandırma ya da satın alma değildir.
Sonuç: Mehir, kadının bedeli değil; erkeğin ahlâkî beyanıdır.
2. Mehir Bir “Hak Satın Alma” Değildir
Kur’an’da evlilik bir mülk devri olarak tanımlanmaz. Aksine:
“Onlar sizden sağlam bir söz (misâk-ı galîz) almışlardı.” (Nisâ 4/21)
Misâk-ı galîz, peygamberlerle yapılan ağır sözleşmeler için kullanılan bir kavramdır. Bu bağlamda:
Mehir, cinsel izin bedeli değildir.
Kadın üzerinde tasarruf yetkisi doğurmaz.
Erkeğe üstünlük kazandırmaz.
Mehir, bu ağır sözleşmenin ilk uygulama alanıdır.
3. Mehir Kimin Hakkıdır?
3.1. Doğrudan Kadının Hakkı
Kur’an’da mehir:
Aileye değil,
Babaya değil,
Topluma değil,
doğrudan kadına aittir.
“Eğer kadınlar mehirlerinden size gönül hoşluğuyla bir şey bağışlarlarsa, onu afiyetle yiyin.” (Nisâ 4/4)
Bu ifade şunu gösterir:
Kadın, mehir üzerinde tam tasarruf sahibidir.
Geri verme zorunluluk değil, tamamen özgür iradedir.
4. Mehir Geri Alınabilir mi?
Kur’an bu konuda nettir:
“Onlardan birini bırakıp yerine başka birini almak isterseniz ve birincisine yığınla mehir vermiş olsanız bile ondan hiçbir şeyi geri almayın.” (Nisâ 4/20)
4.1. Çıkarımlar
Boşanma, mehir geri alma gerekçesi değildir.
Mehir üzerinden baskı kurmak zulümdür.
“Verdim, geri alırım” anlayışı Kur’an’a aykırıdır.
5. Mehir ve Ekonomik Güvence
Kur’an toplumsal gerçekliği göz ardı etmez:
Kadın, evlilikte ekonomik risk altındadır.
Mehir, bu risk karşısında asgari güvencedir.
Ancak asıl vurgu maddede değil, ahlâktadır. Çünkü mehir:
Erkeğin sorumluluk alıp almadığını test eder.
Keyfî ilişkiyi engeller.
Evliliği “anlık haz”tan çıkarıp bilinçli bir tercihe dönüştürür.
6. Geleneksel Uygulamalar ve Kur’an’dan Sapma
6.1. Yaygın Sapmalar
Mehirin başlık parasına dönüşmesi
Aileler arası güç gösterisi yapılması
Boşanma tehdidi aracı hâline getirilmesi
Sembolik rakamlarla içinin boşaltılması
6.2. Kur’an’ın Tavrı
Bu uygulamaların hiçbiri Kur’an temelli değildir. Kur’an:
Mehirle şantajı reddeder
Kadını nesneleştirmeyi reddeder
Evliliği iktidar alanına dönüştürmeyi reddeder
7. Mehir ve Tevhid Boyutu
Kur’an’da şirk yalnızca putlara tapmak değildir; yetkiyi Allah’tan alıp başkasına vermektir.
Mehir üzerinden:
Erkeğin kendini otorite görmesi
Kadını mülk gibi algılaması
Evliliği sahiplik ilişkisine indirgemesi
tevhid ilkesine aykırıdır.
Mehir, bu yüzden tevhidî bir denge unsurudur.
Sonuç: Mehir Bir Ölçüdür
Mehir:
Kadının değeri değildir
Erkeğin cüzdanı değildir
Nikâhın bedeli değildir
Mehir, erkeğin ahlâkını ölçen bir terazidir.
Toplumda mehir ne kadar yozlaşmışsa:
Evlilik o kadar boşalmış,
Ahlâk o kadar zedelenmiş,
Kur’an o kadar terk edilmiş demektir.
Kur’an’a dönüş, mehirde başlar; çünkü mehir, sözün samimiyetini sınayan ilk imzadır.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder