ARABİYYEN KUR’ÂN NE DEMEKTİR?
“ARABİYYEN KUR’ÂN” NE DEMEKTİR?
Dil mi, Berraklık mı, Öğreti mi?
Kur’an’da sıkça geçen “Arabiyyen” ifadesi, geleneksel meallerde genellikle bir "dil ismi" (Arapça) olarak çevrilir.
Ancak Kur’an’ın asıl derdi dilbilimsel bir aidiyet değil, mesajın iletim kalitesidir.
Kur’an’ın sorduğu asıl soru: “Anlaşılıyor mu, akla hitap ediyor mu, hakikati batıldan ayırıyor mu?” sorusudur.
1. “Arabiyyen” Kelimesinin Kök Analizi ve Karşıtlıklar
ʿA-R-B (ع ر ب) kökü; "bir şeyi açığa çıkarmak, berraklaştırmak, bulanıklıktan arındırmak" demektir. Kur'an, kendi niteliğini tanımlarken bu kavramı "A‘cemî" kavramının zıddı olarak kullanır.
- A‘cemî (أعجمي): Anlamı kapalı, dili dolaşık, ne dediği anlaşılmayan.
- Arabî (عربي): Net, ayan beyan, maksadı apaçık olan.
Destekleyici Ayet (Fussilet 41/44):
"Eğer biz onu A‘cemî (yabancı/anlaşılmaz) bir Kur’an yapsaydık, 'Ayetleri açıklansaydı ya!' derlerdi. A‘cemî mi, Arabî mi? (Anlaşılmaz bir hitap, apaçık bir muhataba olur mu?)"
Bu ayet, "Arabiyyen" ifadesinin dil ailesinden ziyade, anlaşılırlık niteliği olduğunu tescil eder.
2. Akletme ve Anlaşılma Gereçesi
Kur'an, "Arabiyyen" oluşunu her zaman bir amaca bağlar: Akletmek.
Destekleyici Ayet (Zuhruf 43/3):
"Biz onu Arabiyyen bir Kur’an yaptık ki akledesiniz (li-taʿqilûn)."
Analiz: Eğer Arabiyyen sadece "Arapça" demek olsaydı, Arapça bilmeyen milyarlarca insanın bu hitabı "akletmesi" imkansız olurdu. Oysa akıl evrenseldir. Kur'an, mesajının mantıksal bir tutarlılıkta ve zihne açık (berrak) olduğunu vurgulamaktadır.
3. "Lisân" Kavramı ve Mubîn Sıfatı
Kur'an, kendi dil yapısını tanımlarken sıklıkla "Mubîn" (Apaçık) sıfatını ekler.
Destekleyici Ayet (Nahl 16/103):
"...Onun (işaret ettikleri kişinin) dili a'cemîdir (kapalı/yetersizdir). Bu ise lisânun ʿarabiyyun mubîndir (apaçık, berrak bir tebliğ dilidir)."
Burada "Lisân", sadece konuşulan lisan değil, bir beyan sistemidir. Hakikati örtmeyen, çarpıtmayan, doğrudan öze hitap eden bir ifade tarzıdır.
4. Evrensellik ve Her Elçinin Kendi Kavmiyle İlişkisi
Geleneksel anlayışın "Sadece Arapça olduğu için Arabîdir" tezi, İbrahim 4. ayet ile daha derin bir anlam kazanır:
Destekleyici Ayet (İbrahim 14/4):
"Biz her elçiyi, onlara apaçık anlatsın diye kendi kavminin lisanıyla gönderdik..."
Kur'an'ın indirildiği toplumun dilini kullanması bir araçtır; ancak o dildeki "Arabiyyen" (açıklık/berraklık) vasfı evrensel bir usuldür. Kur'an, indirildiği dilin tüm imkanlarını kullanarak mesajı "anlaşılmazlıktan" çıkarmıştır.
5. Sonuç: "Arabiyyen" Ne Demektir?
|
Geleneksel/Dar Okuma |
Kur’anî/Geniş Okuma |
|---|---|
|
Etnik: Sadece Araplara veya Arapça bilenlere. |
Evrensel: Akıl sahiplerine, hakikati arayanlara. |
|
Linguistik: Bir dilin gramer yapısı. |
Epistemik: Bilginin doğruluğu ve seçikliği. |
|
Statik: Mushaf'ın dili. |
Dinamik: Öğretinin hayata dokunan berraklığı. |
Kapanış:
"Arabiyyen Kur'an", manası gizlenen, sadece kutsal bir dilin kalıplarına hapsedilen bir metin değildir. Aksine; zihinlerdeki bulanıklığı gideren, hakikati ifşa eden ve insan aklıyla tam bir uyum sergileyen "Berrak Öğreti" demektir.
Kur'an'ın meselesi kelimelerin kökeni değil, o kelimelerin inşa ettiği anlamın açıklığıdır.
Bu analiz üzerine daha derinleşmek ister misiniz? Örneğin, Kur'an'daki "Ümmi" kavramının bu "berraklık" ve "saf öğreti" ile ilişkisini incelememi ister misiniz?
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder