Kayıtlar

sınırlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BEYT VE MESCİD 🕋

Resim
  ​🕋 BEYT VE MESCİD: KUR’AN’DA İLAHÎ NİZAMIN MERKEZİ VE İNSANLIĞIN TABİ OLDUĞU DÜZEN ​📌  Beşerî Merkezden İlâhî Merkeze ​İnsanlık tarihi boyunca daima bir merkez , bir toplanma alanı, ortak akıl ve düzen mekânı kurmuştur. ​Anadolu’nun kadim geleneğindeki köy odası bu beşerî ihtiyacın en saf örneğidir. O, işlerin düzenlendiği, misafirin ağırlandığı, sorunların çözüldüğü, adaletin sağlandığı ve toplumun birliğini koruyan temel merkezdir. ​İşte Kur’an’daki Beyt ve Mescid kavramları, bu evrensel beşerî gerçeğin ilahî ölçekli karşılığıdır: ​ Beyt: İlahi düzenin tesis edildiği merkezin kendisi . ​ Mescid: Bu merkeze göre kurulan yöneliş ve itaat (secde) sisteminin uygulama alanı. ​ Harâm: Bu ilahi düzenin dokunulmaz sınırları ve hürmet bölgesi. ​Bu makale, bu temel kavramların Kur’an’daki anlam bütünlüğünü, fonksiyonlarını ve toplum-tevhid düzeniyle olan hayati ilişkisini açıklamaktadır. ​🟩 1. BEYT KAVRAMI: İnsanlığın Ortak Evi ve İlâhî Düzen Merkezi ​Kur’an...

Bir Hareke ile Cihadın Sınırları: Kur’an’da Nahvî Mucize

Resim
Kur’an’da Nahvî İşaretlerin Manaya Etkisi: Merfû ve Mansûb Ayrımı Üzerinden Anlam Derinliği Kur’an, lafzı ve manasıyla mucizevî bir kitaptır. Onun dili olan Arapça ise, sadece kelimelerden değil, bu kelimelerin sonlarındaki harekelerden, yapı içindeki konumlarından ve gramer kurallarından da mana üretir. Bu bağlamda, Arap dili gramerinin (nahv ilminin) vazgeçilmez iki temel unsuru olan merfû ve mensûb durumlar, Kur’an’daki anlam farklarını ortaya koymada anahtardır. Zira Kur’an’da bir kelimenin sonundaki bir hareke (damme, fetha, tenvin vs.) bile, mesajın kapsamını ve bağlamını kökten değiştirebilir. Bu yazıda, Kur’an’daki bazı ayetlerde bu tür işaret değişimlerinin nasıl anlam farkı oluşturduğunu ve bunun nasıl bir ilahi mesaj titizliği olduğunu göstereceğiz. --- 1. Muhammed Suresi 4. Ayetteki "Fedarb(e)rrikâb" Örneği > “Öyleyse küfre girenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun…” (Muhammed, 47/4) فَضَرْبَ الرِّقَابِ Ayetin ilk kısmındaki “فَضَرْبَ (fedarba)” kelimesini...