Kayıtlar

Hakikatin Sızması mı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

“Nebe”nin Doğası: Haber mi, Hakikatin Sızması mı?

Resim
Kur’ân’ın kısa ama yoğun ayetlerinden biri olan “ لِكُلِّ نَبَإٍ مُسْتَقَرٌّ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ” ( Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı/yerleşeceği bir hakikati vardır; yakında bileceksiniz ) ifadesi, sadece geleceğe dair bir uyarı değil, zaman–hakikat–idrak ilişkisini kuran derin bir ifadedir.  Bu ayet, Kur’an-ı Kerim içinde özellikle “inkâr–tehir–yüzleşme” ekseninde işleyen bir yasayı açığa çıkarır. 1. “Nebe”nin Doğası: Haber mi, Hakikatin Sızması mı? Ayetin merkezindeki “ nebe ” kelimesi, sıradan bir “haber” değildir. Arapçada “nebe”, insanın varlık algısını değiştirecek büyüklükteki bilgi için kullanılır. Bu bağlamda Kur’ân’daki “nebe”, üç katmanda işler: Toplumsal nebe: Varlığın kendisine dair hakikat (ölüm, diriliş, hesap) Tarihsel nebe: Kavimlerin başına gelenler İçsel nebe: İnsanın kendi hakikatiyle yüzleşmesi Dolayısıyla ayet, “her bilgi açığa çıkar” demiyor; “her sarsıcı hakikat kendi zamanında görünür hale gelir” diyor. 2. “Müstakar”: Zaman mı, M...