Kayıtlar

Fâtır suresi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sınırlı Bir Ömürde Ebedi Ceza

Resim
  Sınırlı Bir Ömürde Ebedi Ceza: Kur’an Perspektifinden İlahi Adalet ve Zamanın Niteliği İnsan aklını ve adalet duygusunu en çok meşgul eden sorulardan biri şudur: Sınırlı, ortalama 60-70 yıllık bir dünya hayatında işlenen günahlar ve inkâr, nasıl olur da sonu gelmeyen, ebedi bir cehennem cezasıyla karşılık bulur? Bir tarafta sonu olan kronolojik bir zaman, diğer tarafta ise ucu bucağı olmayan bir sonsuzluk (ebediyet) vardır. İlk bakışta niceliksel bir dengesizlik gibi görünen bu mesele, Kur'an-ı Kerim'in bütünselliği ve kelam felsefesi ekseninde incelendiğinde; cezanın zamanın süresine değil, suçun niteliğine, niyetin kalıcılığına ve insana tanınan imkanın eksiksizliğine dayandırıldığı görülür. 1. Niyetin ve Tercihin Sonsuzluğu (Karakterin Mühürlenmesi) İslam düşüncesinde ceza, eylemin kronolojik süresiyle değil, o eylemin arkasındaki iradenin derinliğiyle ölçülür. Kur'an, inkarda ve kötülükte kökleşmiş bireylerin psikolojisini tasvir ederken, onların bu tercihlerinin z...

Muhtaç Olanlar Sizlersiniz❗️

Resim
  ​📚 “Ey İnsanlar! Allah’a Muhtaç Olanlar Sizlersiniz” (Fâtır, 15): Ontolojik Fakirlik ve İlahi Ganiyyet Üzerine Kavramsal Bir Analiz ​Özet ​Bu makale, Fâtır Sûresi 15. âyetin merkezinde yer alan insanın Allah’a muhtaç oluşu (Fakr-ı Zâtî) temasını, Kur’an bütünlüğü içinde ontolojik, teolojik ve ahlâkî boyutlarıyla incelemektedir. Ayetin Arapça metnindeki “Fukarâ” ve “Ganî” kavramları, insanın Mümkün Varlık (bağımlı) yapısı ile Allah’ın Vâcibü’l-Vücûd (mutlak özgür) yapısı arasındaki karşıtlığı ifade eder. Bu bağlamda çalışma, muhtaçlık bilincini (fakr) insanın hem varlık düzenindeki konumu hem de etik sorumluluğu açısından yeniden tanımlamayı amaçlamaktadır. ​1. Giriş: Kur’an’da İnsan Varlığının Temel Bildirimi ​Kur’an, insanın varoluşsal hakikatini özlü bir biçimde formüle eder: ​ “Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaç olanlarsınız; Allah ise Ganî’dir, Hamîd’dir.” (Fâtır 35:15) ​Bu ayet (Fâtır 15), yalnızca teolojik bir iman ilkesi değil, aynı zamanda ontolojik bir yas...