Kayıtlar

Ahlâk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kur’an’da Doğa Metaforları

Resim
  Kur’an’da Doğa Metaforları  Giriş Kur’an’da doğa unsurları sadece fiziksel varlıkları anlatmak için kullanılmaz. Ağaç, bahçe, yaprak, dağ, su gibi unsurlar aynı zamanda insanın varoluşunu, ahlâkını ve kaderini anlatan sembolik bir dil oluşturur. Kur’an’ın anlatım yöntemi, soyut hakikatleri somut örneklerle öğretmektir. Bu nedenle doğa, Kur’an’da yalnızca bir manzara değil, insanın iç dünyasını yansıtan bir aynadır. Bu bağlamda Kur’an’da özellikle dikkat çeken kavramlardan biri “ağaç”tır. Ağaç, bazen gerçek bir bitki olarak, bazen de iman, ahlâk, soy, toplum ve kader gibi kavramların sembolü olarak kullanılır. Ağaçla bağlantılı olarak bahçe (cennet), yaprak, yasak ağaç ve zakkum gibi kavramlar da Kur’an’ın büyük ahlâk anlatısının parçalarıdır. Bu makalede Kur’an’da geçen ağaç ve bahçe metaforlarının semantik yapısı, insan psikolojisiyle ilişkisi ve Kur’an’ın ahlâk anlayışı içindeki yeri bütün yönleriyle ele alınacaktır. 1. “Şecer” Kavramı: Ağaç ve Dallanma Kur’an’da ağaç için...

Kur’ân’da Saldırganla Savaşmak

Resim
  Kur’ân’da Saldırganla Savaşmak: Huşû, Adalet ve Barış  1. Adaletin Kılıcı ve Kalbin Huşûsu Kur’ân’da savaş (kıtal), bağımsız bir amaç değil; ahlâkî bir zorunluluk durumunda başvurulan bir araçtır. Bu yönüyle İslam’da savaş, bir imha stratejisi değil; bir ıslah ve denge kurma çabasıdır. Kur’ân mümini iki zıt gibi görünen vasıfla tanımlar: Secdede huşû içinde bir kul Zulme karşı ayakta duran bir şahsiyet Bu iki durum çelişkili değil, tamamlayıcıdır. Çünkü Kur’ân’da huşû, pasiflik değil; nefsin Allah’ın sınırlarına (hudûdullah) teslimiyetidir. Mümin, savaşırken dahi nefsinin değil, ilahî ölçünün emrindedir. Dolayısıyla Kur’ân’da mesele “savaşmak mı, savaşmamak mı?” değil; “Hangi sınırlar içinde, hangi bilinçle ve hangi amaçla?” sorusudur. 2. Saldırganlık (Bağy ve Udvân)  Kur’ân’da saldırganlık iki temel kavramla ifade edilir: Bağy: Haksız yere taşkınlık, zorbalık Udvân: Sınır ihlali, düşmanca saldırı 2.1. Haddi Aşmama İlkesi Bakara 190: “Siz...