Kayıtlar

Sabikun etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Üç Grup, Üç Âlem

Resim
  Vakıa… “Olacak olan.” Kıyametin bir sahnesi değil sadece; insanlığın panoramik ayrıştırılmasıdır. Kur’an orada bir tasnif yapmaz; bir hakikat teşhisi koyar. Vakıa Suresi (56) sahneyi üç tabaka ile açar: Ashâbu’l-meymenah — sağın ashâbı Ashâbu’l-meş’emeh — solun ashâbı Es-sâbikûn — önde gidenler Bu üç tabaka, salt “gruplar” değil; üç varoluş tarzı dır. Şimdi gel, bunu şaşırtıcı bir ontolojik okumaya çekelim: 1. Solun Ashabı: Kaybın Mimarları Sol mesafe, ışığın ters yöne düşüşü , hakikatin reddi ve karşıt yön. Bunlar yıkıcı aklın sahipleri dir. İnşa etmezler; tüketirler. Vakıa şöyle der: “Solun ashâbı ne de solun ashâbı!” (56/9) Bu ünlem, azap tasviri değil , çöküşün dramatik farkındalığıdır . Sol, burada ideolojik karanlık değil , ahlâkî ve kozmik israf anlamındadır: Verilmiş sermayeyi (ömür, akıl, imkân) boşa harcamak . 2. Sağ Ashabı: Kurtuluşun Mimarı Sağ , Kur’an dilinde bereket , doğruluk , istikamet kodudur. Bu grup adeta sürdürülebilir iman model...

VAKIA SURESİ "zenginlik-tokat ilişkisi"

Resim
Vakıa Suresi Kur’an’daki “gerçeklik çarpması” surelerinden biridir. Özellikle ölüm sonrası hakikatin kesinliğini , dünya hayatının kırılgan mizansenini ve zenginlik-tokat ilişkisini afallatıcı şekilde verir.  🌑 1. “Gerçekleştiğinde hiç kimse onun yalan olduğunu söyleyemeyecek” (56:2) Bu ayetle sure başlıyor. Yani Kur’an, henüz “ne olduğu” söylenmeyen bir vakıanın öylesine sarsıcı olduğunu söylüyor ki, hiç kimse onun yalan olduğunu iddia edemeyecek . ➤ Bu, kıyametin “zihinsel inkârı bile mümkün olmayan bir hakikat” olduğuna işaret. ➤ Gerçek öyle çıplak, öyle yakıcı ki artık inanç veya inançsızlık anlamını yitiriyor. 🧭 2. Üçlü Ayrım: Sağcılar – Solcular – Önde Gidenler (56:7–11) İnsanlık 3 sınıfa ayrılıyor: Ashabü’l-Meymene: Sağcılar (iyiler) Ashabü’l-Meş’eme: Solcular (kötüler) Sâbikûn: Öne geçenler Bu üçüncü grup çok çarpıcı: 🌠 “İşte onlar Allah’a yaklaştırılmış olanlardır.” Öne geçmek , sadece iyi olmak değil; iyiliğin öncüsü olmak demektir. ...