Kayıtlar

ehli kitap etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kur’an’ın Övdüğü Ehl-i Kitap

Resim
  “ Hepsi bir değildir… ” diye başlar Âl-i İmrân 113. Bu giriş, Kur’an’ın en çarpıcı ayrımlarından birini kurar: Kimlik üzerinden değil, tavır ve yöneliş üzerinden yapılan bir ayrım. “Ehl-i kitap” gibi tarihsel-dini bir kategori bile tek blok olarak ele alınmaz. İçlerinden bir grup ayrılır: istikamet sahibi olanlar. Peki bu istikametin alameti nedir? “…gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah’ın âyetlerini okurlar.” Bu ifade, bugünün yerleşik din algısını sarsacak kadar nettir. Çünkü burada öne çıkan şey ritüelin formu değil, vahiy ile kurulan bilinçli ilişkidir. 1. “İstikamet” Kimlik Değil, Yönelimdir Ayet, “doğru din mensupları” demiyor. “İstikamet sahibi topluluk” diyor. Bu, Kur’an’ın temel ölçüsünü tekrar hatırlatır: Hakikat, etiketle değil; vahiy karşısındaki duruşla belirlenir. Bugün ise durum tersine çevrilmiş durumda. İnsanlar “biz doğruyuz” ön kabulüyle yaşıyor; fakat bu doğruluğun vahiy ile temas edip etmediğini sorgulamıyor. Oysa ayet, doğru olanın kim olduğu...

Hakikati Saptıranlar: Din İçin Tehlike Nereden Geliyor?

Resim
Hakikati Saptıranlar: Din İçin Tehlike Nereden Geliyor? Kur’an’da Ali İmran Perspektifiyle Tahrifatın Mahiyeti ve Sonuçları Tarih boyunca hakikat adına konuşan çok sayıda kişi ve topluluk olmuştur. Ancak Kur’an, bu tür iddiaların samimi olup olmadığını sorgular ve özellikle  “Kitap ehli”  arasında yer alan bazı grupların, dini bilerek tahrif ettiklerini bildirir. Bu noktada  Ali İmran Suresi 69. ayet  dikkat çekicidir: "Kitap ehlinden bir grup, sizi yoldan çıkarmak ister; oysa onlar yalnızca kendilerini saptırırlar da farkında değildirler."  (Ali İmran 3:69) Bu ayet üzerinden şu soruyu sormak meşrudur: Hakikati bilerek çarpıtanlar gerçekten başkalarına mı zarar verir, yoksa kendi kendilerini mi yok eder? Ve bu çabanın dine etkisi nedir? 1. Ayetin Bağlamı: Medine'deki Dinî Gerilim Bu ayet, İslam peygamberi Hz. Muhammed’in Medine’deki dönemiyle doğrudan ilişkilidir. O dönemde Yahudi ve Hristiyan gruplar, özellikle yeni Müslüman olan bireyleri  eski dinlerine ...

Kur’an’da Kelimelerin Tarifi ve Anlamın Saptırılması 📖

📖 Kur’an’da Kelimelerin Tarifi ve Anlamın Saptırılması 1. Giriş: Kelimenin Hakikati Kur’an’da “kelime” sadece sesli bir ifade değil, aynı zamanda hakikati, yasayı, ilkeleri ve vahyi temsil eden köklü bir kavramdır. “Kelimâtullâh” yani Allah’ın kelimeleri; doğruluk, adalet ve hidayet yüklü anlamlar taşır (En‘âm 115). Bu nedenle kelimenin anlamı, içeriği ve konumu, Kur’an’a göre sorumluluk yüklü bir mesele haline gelir. --- 2. Kelimeleri Yerinden Saptırmak (Tahrif) Kur’an, geçmiş toplumların Allah’ın kelimelerini “yerinden saptırdığını” bildirir. Bu yalnızca lafzı değiştirmek değil, daha çok anlamı bağlamından koparıp başka maksatlarla kullanmak anlamına gelir: > “Onlar sözü yerlerinden değiştiriyorlar (yuharrifûne el-kelime ‘an mevâdi‘ihî).” (Maide 13) Bu uyarı, sadece Ehl-i Kitap’a değil, vahiy ile muhatap olan herkese yöneliktir. Çünkü hakikatin kelimelerle çarpıtılması, toplumsal bozulmanın temelidir. --- 3. Eğip Bükerek Konuşturmak: Anlam Tahrifi Kur’an, bazı kişilerin dini keli...