Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤
❤ Kurana göre Sevgi ile Aşk
Aşk mı, Sevgi mi? Kur'an'ın İnşa Ettiği Sevgi Tasavvuru
Sevgi ile aşk arasındaki en temel fark, aşkın sahip olmak ve sahip olunmak, sevginin ise anlamak, paylaşmak ve yaşatmak üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu yönüyle aşk, tutkuyu; tutku ise çoğu zaman bağımlılığı ve tutsaklığı besler. Sevgi ise merhameti, sorumluluğu ve paylaşmayı doğurur. Merhamet ve sorumluluğun birleştiği yerde ahlak ortaya çıkar; ahlakın bulunduğu yerde ise özgürlük filizlenir.
Bu nedenle sevgi, yalnızca bir duygu değildir. O, aynı zamanda bir özgürleşme ve özgürleştirme biçimidir. Ahlak ile özgürlük birbirini var eden iki temel değerdir. Biri olmadan diğeri ya ortaya çıkamaz ya da uzun süre varlığını sürdüremez.
Aşkta almak, sevgide ise vermek esastır. Aşk görünüşü, çekiciliği ve gücü merkeze alırken; sevgi emeği, sadakati ve sorumluluğu önemser. Aşk, âşıktan sorgusuz sualsiz bağlanmasını ister; sevgi ise seven kişiden sevdiğine kol kanat germesini, onu koruyup geliştirmesini bekler.
Bu yüzden aşk çoğu zaman ben merkezlidir. Özünde sahiplenme, kıskançlık ve kontrol etme arzusu bulunur. Sevgi ise biz merkezlidir. Temelinde ortak hayat, ortak sorumluluk ve ortak iyilik vardır. İlki hayatı zorlaştırırken, ikincisi hayatı kolaylaştırır. Çünkü sevgi, insanı doğallığa ve fıtrata yaklaştırır.
Aşk mutlak sahip olmayı amaçlar. Sevgi ise karşılık beklemeksizin hak edene vermeyi esas alır. Aşk zaman zaman zulme dönüşebilir; sevgi ise daima barışın, selamın ve adaletin sınırları içinde kalır. Bu sınırlar aşıldığında artık sevgi olmaktan çıkar, başka bir şeye dönüşür.
Aşk ya teslim alır ya da teslim olur. Sonunda ya kendisi ötekileşir ya da karşısındakini kendisinin bir uzantısına dönüştürmeye çalışır. Sevgi ise ne ötekileştirir ne de yok sayar. Onun sözlüğünde galip ve mağlup yoktur; birlikte var olmak vardır.
Kur'an Neden Aşktan Değil, Sevgiden Söz Eder?
Dikkat çekicidir ki Kur'an'da "aşk" kavramı yer almaz. Buna karşılık sevgi, vahyin merkezî kavramlarından biridir. Kur'an, her işe:
"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla..."
başlayarak daha ilk cümlede rahmeti ve sevgiyi hayatın temeline yerleştirir.
Kur'an'ın anlattığı sevgi soyut bir duygu değildir. Kalpte başlayıp davranışa dönüşen somut bir ahlaktır. Sevgi, ancak hayatın içinde görünür hâle geldiğinde gerçek anlamını kazanır. Çünkü sevginin değeri hissedilmesinde değil, yaşatılmasındadır.
Kur'an aynı zamanda sevmenin yanında sevilmeyi hak etmenin de önemini vurgular. Sevgi rastgele dağıtılacak duygusal bir ödül değildir. Hak edilen bir değerdir.
Bu yüzden Kur'an birçok yerde:
"Allah sevmez..."
buyurarak sevginin ahlaki ölçülerini belirler.
Allah; zalimleri, saldırganları, bozguncuları, nankörleri, israf edenleri, kibirlenenleri, hainleri ve kendini beğenmişleri sevmediğini bildirir. Ortak özellikleri ise aynıdır: Başkalarının haklarını çiğnemeleri ve toplumsal düzeni bozmaları.
Bu tavır, kötülüğü meşrulaştırmamak içindir. Ancak Kur'an kötülük yapan insanla iletişimi de kesmez. Tam tersine, ona yaptığı yanlışın yanlış olduğunu anlatmayı, tövbeye ve ıslaha davet etmeyi önemser.
Sevgi Bir Hak Ediştir
Kur'an'ın:
"Allah sever..."
ifadeleri de sevginin hangi değerler üzerine kurulduğunu açıkça gösterir.
Allah; adaletli davrananları, iyilik yapanları, sabredenleri, temizlenenleri, güvenilir olanları ve sorumluluk sahibi kimseleri sever.
Burada sevgi pasif bir duygu değil; hayatı inşa eden aktif bir ilkedir.
Kur'an aşırı mal sevgisini, dünya tutkusunu ve insanı köleleştiren bağlılıkları da eleştirir. Çünkü sevgi, seveni esir almamalıdır. Sevginin amacı özgürleştirmek, geliştirmek ve iyileştirmektir; tüketmek ve yok etmek değil.
Sevgi Neden Tohuma Benzetilir?
Kur'an'da sevgi anlamındaki "hubb" ile tohum anlamındaki "habbe" kelimelerinin aynı kökten gelmesi dikkat çekicidir.
Tohum nasıl hayatı başlatıyor ve çoğaltıyorsa, sevgi de insanı, aileyi ve toplumu çoğaltan manevi bir tohumdur.
Tohum toprağa düştüğünde tek başına kalmaz; çoğalır.
Gerçek sevgi de paylaşıldıkça eksilmez, aksine büyür.
Aşk ise çoğu zaman aşırılığı temsil eder. İfrata dönüştüğünde biri diğerini tüketmeye başlar. Bazen biri yok olur, bazen ikisi birlikte tükenir. Sevgi ise bütün tarafların birlikte büyümesine ve var olmasına imkân verir.
Sevgi Hayatı Diriltir
Sevgi yalnızca ölü gönülleri değil, ölmüş toprakları da diriltir. Hayata anlam, yön ve amaç kazandırır.
Sevgi, özgür ve sorumlu olabilmenin adıdır.
Sevmek ise bu özgürlüğü ahlakla yaşayabilmektir.
Bu nedenle "Allah sevgisi", sadece Allah'a karşı hissedilen duygusal bir bağlılık değildir. Asıl anlamı; Allah'ın yarattıklarına O'nun istediği şekilde davranabilmek, adaletli olmak, merhamet göstermek ve bunu gönüllü olarak yapabilmektir.
Allah'ı sevmek, O'nun kullarına O'nun istediği gibi davranabilmektir.
Sonuç
Aşk, çoğu zaman sahip olmanın hikâyesidir; sevgi ise birlikte var olmanın.
Aşk bağımlılığa dönüşebilir; sevgi özgürlüğe açılır.
Aşk tüketebilir; sevgi üretir.
Aşk yalnızlaştırabilir; sevgi çoğaltır.
Aşk ben'i büyütür; sevgi biz'i inşa eder.
İşte bu yüzden Kur'an'ın merkezinde aşk değil, sevgi vardır. Çünkü Kur'an'ın hedefi, insanı bir başkasının esiri yapmak değil; onu ahlak, adalet, merhamet ve sorumlulukla özgürleştirmektir.
Gerçek sevgi, insanı kendisinden eksiltmeyen; aksine hem kendisini hem de çevresini çoğaltan tek değerdir. Belki de bu yüzden her insanın hayatında anlatılmayı bekleyen bir aşk hikâyesinden çok, yaşanmayı bekleyen bir sevgi hikâyesi vardır.
UYARI / HATIRLATMA

Selamun Aleykum
YanıtlaSilYani kurana göre aşk ve aşik olmak kötü birşeymi? aşik olan insanlar artik yaralarina tuzmu bassin? Peygamberimiz hz.muhammed hz. Aişeyle niye evlendi onu sevmiormuydu? aşik oldugumuz kisiyle evlenmeyipte mantik evligimi yapalim? Boyle bir evlilik nasil gecer? Yazinizda aşki genelleme yaparak öcü gibi anlatmissiniz bana göre. Aşkin tabiki kötü oldugu kadar iyi örnekleride vardir.eger ask bukadar kötu biseyse psikolojik terapi mi alalim yani..
Saygilar