Kur’an Rahat Bozucu Bir Kitaptır

 


Kur’an Rahat Bozucu Bir Kitaptır

Giriş: İnkar Değil, Uyuşma Sorunu

Kur’an’ın asıl muhatabı inkârcılar değildir. En sert eleştirilerini ateistlere değil, kendini doğru yolda sanan dindarlara yöneltir. Çünkü inkâr eden en azından farkındadır; fakat taklit eden, uyuduğunu bilmez. Kur’an’ın sarsıcı dili tam da bu noktada devreye girer: alışkanlıkla yapılan ibadet, sorgulanmayan bilgi ve delilsiz inanç.

“Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk.” (Zuhruf 22)

Kur’an bu cümleyi naklederken onaylamaz; tam tersine parçalar. Ardından gelen soru tokat gibidir:

“Ya atalarınız akletmiyorsa?”

Bilinçsiz Dindarlık: En Tehlikeli Alan

Kur’an’a göre cehenneme en hızlı götüren şey günah değildir. Günahkâr bilir ki yanlış yapmaktadır. Asıl tehlike, yanlışı Allah adına yapanlardır. Çünkü bu noktada hata kutsallaşır, eleştiri kapıları kapanır.

Namaz kılar ama ne dediğini bilmez. Oruç tutar ama nefsini hiç aç bırakmaz. “Allah emretti” der ama emrin kaynağına bakmaz.

Kur’an bu durumu açıkça kınar:

“Salâtlarından gâfil olanların vay haline.” (Mâûn 4–5)

Gaflet burada namazı terk etmek değil, yaptığının farkında olmamaktır.

Kur’an’ın En Büyük Tehdidi: Kendini Haklı Sanmak

Kur’an’da helâk edilen toplumların ortak özelliği günah işlemeleri değildir. Yaptıklarını doğru sanmalarıdır.

“Onlar yaptıklarını güzel sanıyorlardı.” (Kehf 104)

Firavun kendini zalim değil, düzen kurucu sanıyordu. Din adamları halkı kandırdıklarını değil, Allah adına konuştuklarını düşünüyorlardı.

İşte bu yüzden Kur’an’ın sürekli sorduğu soru şudur:

“Getirin delilinizi.”

İyi niyet, bilgiyle sınanmadığında putlaşır.

Allah Adına Konuşmak: En Büyük Zulüm

Kur’an’ın kırmızı çizgisi nettir:

“Allah’a iftira edenlerden daha zalim kim vardır?” (En‘âm 21)

Zulüm başkasına yapılan haksızlıkla değil, Allah’a söz isnat etmekle başlar. “Allah böyle istiyor” cümlesi vahiy bittikten sonra da devam etti. İşte tehlike burada.

Kur’an bu iddialara tek bir soru yöneltir:

“De ki: Allah mı izin verdi?” (Yûnus 59)

Ayet yoksa, delil yoksa, bilgi yoksa — susmak gerekir.

“Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme.” (İsrâ 36)

Şeytanın Suçu: Delilsiz Yorum

Şeytan inkâr etmedi. Yorum yaptı:

“Ben ondan hayırlıyım…”

Delilsiz kıyas, heva merkezli tefsir. Bugün de aynı yöntem sürüyor: – Bu farzdır – Bu haramdır – Allah bundan razıdır

Ama ayet yok.

Kur’an’a göre susmak bazen ibadettir, fakat Allah adına susmamak felakettir.

Kur’an Neyi Amaçlar?

Kur’an rahatlatmaz. Uyuşturmaz. Teselli etmez.

Kur’an uyandırır, rahatsız eder ve sorumlu kılar.

“Onların kalpleri vardır ama anlamazlar.” (A‘râf 179)

Sorular imanı bozmaz. Ezber bozar.

Sonuç: Kur’an Seni Kurtarmaya Değil, Uyandırmaya Geldi

Kur’an’ın hedefi çok ibadet edenler değil, çok düşünenlerdir. İtaati değil, bilinçli itaati talep eder. Kişilere değil, kelimelere bağlanmayı öğretir.

Son söz nettir:

Kur’an seni rahatlatmak için inmedi. Seni uyandırmak için indi.


UYARI / HATIRLATMA


Bu metinlerde yer alan görüş, yorum ve çıkarımlar, beşerî çabanın bir ürünüdür.

Lütfen her ifadeyi Kur’an’ın bütünüyle değerlendirin; ayetlerin rehberliğinde tartın, ölçün ve doğrulayın. 

Hakikatin tek ölçüsü Allah’ın kitabıdır. Yanlış varsa bize, doğru varsa Allah’a aittir.

Diğer kategorize edilmiş yazılarımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz

Yorumlar

Öne çıkan Makaleler

Kurana göre Sevgi ile Aşk ❤

YASAK MEYVE ? 🍎

Habibullah demek ŞİRKTİR 📣