SİGORTA HARAM MI?
SİGORTA HARAM MI?
Kur’an Ne Diyor?
Giriş: Bir İşlemin Adı Onu Haram Yapar mı?
“Sigorta haramdır.”
Bu cümleyi sıkça duyuyoruz.
Fakat Kur’an merkezli düşünüyorsak önce çok daha temel bir soru sormalıyız:
Allah sigortayı haram kılmış mıdır?
Çünkü Kur’an’da helal ve haram konusunda sınırları belirleme yetkisinin Allah’a ait olduğu açıkça bildirilir.
“De ki: Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kıldı?”
A‘râf 7:32
Başka bir ayette ise şöyle denilir:
“Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle ‘Şu helaldir, şu haramdır’ demeyin. Böylece Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz.”
Nahl 16:116
O halde Kur’an merkezli yaklaşımda başlangıç noktamız şudur:
Sigorta kelimesi Kur’an’da geçmiyor diye haram değildir; sigorta kelimesi Kur’an’da geçmiyor diye helal de değildir.
Önce yapılan işlemin ne olduğuna bakılır.
Sonra Kur’an’ın yasakladığı bir unsur içerip içermediği araştırılır.
1. Kur’an Haramları Sayarken Sigortayı Sayıyor mu?
Kur’an birçok konuda açık yasaklar getirir.
Örneğin:
Faiz yasaktır.
“Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır.”
Bakara 2:275
Kumar yasaktır.
“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytanın işinden birer pisliktir. Bunlardan uzak durun.”
Mâide 5:90
Haksız yere insanların mallarını yemek yasaktır.
“Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olması başka.”
Nisâ 4:29
Ölçü ve tartıda hile yasaktır.
“Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın.”
En‘âm 6:152
Fakat Kur’an’da:
“Sigorta haramdır.”
şeklinde bir hüküm bulunmaz.
Bu çok önemli bir noktadır.
Çünkü bir şeyin Kur’an’da ismen bulunmaması, o işlemin otomatik olarak meşru olduğu anlamına gelmediği gibi; Kur’an’ın başka bir yasağının kapsamına girmesi halinde de ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
Öyleyse soru şudur:
Sigorta, Kur’an’ın yasakladığı hangi fiilin içine girmektedir?
2. Sigorta Kumar mıdır?
Sigortanın kumar olduğu söyleniyor.
Peki Kur’an kumarı nasıl tanımlıyor?
Kur’an kumarı, insanları Allah’ı anmaktan ve salâttan alıkoyan, aralarında düşmanlık ve kin oluşturan bir yapı olarak anlatır:
“Şeytan içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve salâttan alıkoymak ister.”
Mâide 5:91
Burada kumarın temel niteliği ortaya çıkmaktadır.
Kumar, şans üzerinden karşılıklı mal aktarımını hedefleyen bir oyundur.
Sigortada ise kişi:
“Benim malım zarar görsün de karşılığında para alayım.”
diye hareket etmez.
Tam tersine kişi, meydana gelmesini istemediği bir riskin ekonomik sonucuna karşı tedbir almaktadır.
Bir insan:
“Aracım kaza yapsın.”
diye sigorta yaptırmaz.
“İşim batsın.”
diye sigorta yaptırmaz.
“Evime yangın çıksın.”
diye sigorta yaptırmaz.
Aksine:
“Böyle bir zarar meydana gelirse tek başıma altında kalmayayım.”
demektedir.
Bu nedenle sırf ortada bir risk ve geleceğe ilişkin belirsizlik bulunması, işlemi kendiliğinden kumar yapmaz.
3. Risk Kumar Değildir
Kur’an insan hayatındaki riskleri inkâr etmez.
İnsan geleceği bilmez.
“Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez.”
Lokmân 31:34
Bu ayet, insanın geleceğe ilişkin bilgisinin sınırlı olduğunu ortaya koyar.
O halde gelecekte ne olacağını bilmemek, tek başına haram bir durum değildir.
İnsan geleceği bilmez fakat tedbir alır.
Tarım yapar.
Ticaret yapar.
Malını korur.
Borçlarını planlar.
İşletmesini güvence altına alır.
Riskleri azaltmaya çalışır.
Bunların hiçbiri geleceği bildiği anlamına gelmez.
Tam tersine:
Geleceği bilmediği için tedbir almaktadır.
Sigorta da bu açıdan değerlendirilebilir.
4. Sigorta Bir Ticaret Sözleşmesi Olabilir mi?
Kur’an ticareti yasaklamaz.
Tam tersine:
“Allah alışverişi helal kılmıştır.”
Bakara 2:275
Ve:
“Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin; ancak karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olması başka.”
Nisâ 4:29
Burada iki temel ilke vardır:
Karşılıklı rıza
ve
haksız kazançtan uzak durmak.
Bir sigorta sözleşmesinde taraflar ne satın aldıklarını biliyorlarsa, hangi risklerin teminat altında olduğunu biliyorlarsa, ne kadar prim ödeyeceklerini biliyorlarsa ve hangi şartlarda ödeme yapılacağını açıkça kabul ediyorlarsa, sözleşmenin varlığı tek başına Kur’an'a aykırı hale gelmez.
Asıl araştırılması gereken:
Sözleşmede haksızlık var mı?
Aldatma var mı?
Faiz var mı?
Kumar mantığı var mı?
Taraflardan birinin malı haksız yere alınıyor mu?
5. Kur’an'ın Ölçüsü: Karşılıklı Rıza
Nisâ 29 çok temel bir ilke koymaktadır:
“Ancak karşılıklı rızaya dayanan bir ticaret olması başka.”
Buradaki ölçü son derece önemlidir.
Bir kişi sigorta sözleşmesini okuyarak kabul ediyor, primini biliyor, hangi durumlarda ödeme yapılacağını biliyor ve karşılığında belirli bir güvence satın alıyorsa, burada sözleşmeye dayalı bir rıza bulunmaktadır.
Fakat şirket şartları gizliyorsa,
kişiyi kandırıyorsa,
ödeme yapmamak için gerçeğe aykırı bahaneler üretiyorsa,
kişiden hakkı olmayan bir bedel alıyorsa,
işte Kur’an'ın “malları haksız yollarla yemeyin” ilkesi burada devreye girer.
Demek ki Kur’an merkezli tartışmada mesele sadece:
“Sigorta var mı?”
değildir.
Mesele:
“Bu sözleşme adil mi?”
sorusudur.
6. Faiz Varsa Mesele Değişir
Sigorta ile ilgili önemli bir Kur’anî sınır da faizdir.
Kur’an faiz konusunda son derece açık konuşur:
“Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır.”
Bakara 2:275
Dolayısıyla bir sigorta işleminin içinde açık biçimde faizli bir borç ilişkisi bulunuyorsa, o bölüm ayrıca değerlendirilmelidir.
Fakat:
“Prim verdin, daha sonra daha fazla tazminat aldın; demek ki bu faizdir.”
şeklindeki otomatik eşleştirme Kur’an'ın faiz tanımını ortaya koymaz.
Çünkü miktar farkının bulunması tek başına faizi ispatlamaz.
Kur’an'ın yasakladığı şey:
Ribadır.
Dolayısıyla sigortadaki her ödeme farkını otomatik olarak faiz kabul etmek yerine, sözleşmenin gerçek yapısına bakmak gerekir.
7. Belirsizlik Var Diye Haram mı?
Sigortaya yönelik başka bir iddia:
“Ne kadar para alacağın belli değil. O halde haramdır.”
Fakat Kur’an'da:
“Belirsizlik bulunan her sözleşme haramdır.”
şeklinde genel bir hüküm bulunmaz.
Kur’an'ın ticaret konusunda ortaya koyduğu önemli ilkelerden biri açıklık ve adalettir.
Özellikle borç ilişkilerinde kayıt tutulmasını ister:
“Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süreye kadar birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın.”
Bakara 2:282
Bu ayet çok önemli bir ilke ortaya koyar:
Sözleşmeleri açık ve kayıtlı hale getirmek.
O halde Kur’an merkezli yaklaşımda belirsizliği tamamen ortadan kaldırmak değil, haksızlığa yol açacak belirsizliği azaltmak esastır.
Sigorta sözleşmesinde:
hangi risklerin bulunduğu,
hangi şartlarda ödeme yapılacağı,
hangi zararların kapsam dışında olduğu,
prim miktarı,
sözleşme süresi
açıkça belirtiliyorsa, sözleşme şeffaflaştırılmış olur.
8. Yardımlaşma Kur'an'ın İlkesidir
Kur’an şöyle buyurur:
“İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.”
Mâide 5:2
Bu ayet sigorta hakkında doğrudan:
“Sigorta yapın.”
demez.
Böyle bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Fakat çok önemli bir genel ilke ortaya koyar:
İnsanların iyilik ve yarar konusunda birbirlerine destek olması meşrudur.
Sigortanın bazı modellerinde temel mantık:
“Birimizin başına büyük bir zarar gelirse, ortak katkılarla bu zararın yükünü hafifletelim.”
şeklindedir.
Bu yapı tek başına Kur’an'ın yasakladığı bir davranış değildir.
Ancak yine aynı soru sorulmalıdır:
Bu yardımlaşma gerçekten yardımlaşma mıdır, yoksa insanların mallarını haksız biçimde elde etmenin bir yöntemi midir?
Cevap sözleşmenin gerçek yapısına göre değişir.
9. Zarar Vermemek Kur'an'ın Genel İlkesidir
Kur’an adaleti tekrar tekrar emreder:
“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder.”
Nahl 16:90
Ve:
“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun.”
Mâide 5:8
Bu ilkeler ekonomik ilişkiler için de geçerlidir.
Bir sigorta şirketinin müşteriyi kandırması doğru değildir.
Müşterinin sahte hasar bildirerek şirketi kandırması da doğru değildir.
Şirketin sözleşmede açıkça belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmemesi de doğru değildir.
Sigortalının bile bile yanlış beyanda bulunması da doğru değildir.
Yani Kur'an'ın ölçüsü her iki tarafa da uygulanır.
Adalet tek taraflı değildir.
10. Sigortadan Haksız Kazanç Sağlamak da Kur'an'a Aykırıdır
Sigortayı savunurken başka bir uç noktaya da gitmemek gerekir.
Bir kişi gerçek olmayan bir kaza meydana getiriyor,
hasarı olduğundan fazla gösteriyor,
olmayan bir zararı varmış gibi bildiriyor,
şirketi kandırarak ödeme alıyorsa,
burada sorun sigortanın adı değildir.
Sorun:
yalan, aldatma ve haksız kazançtır.
Kur’an şöyle buyurur:
“Birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin.”
Bakara 2:188
Dolayısıyla sigorta sisteminin kötüye kullanılması açıkça Kur'an'ın adalet ilkelerine aykırıdır.
Aynı şekilde sigorta şirketinin de müşterinin hakkını vermemesi aynı ilkeye aykırıdır.
11. “Allah Haram Kılmadıysa Helaldir” Demek Yeterli mi?
Burada da dikkatli olmak gerekir.
Kur’an merkezli düşünmek:
“Kur’an'da sigorta kelimesi yok, o halde kesinlikle helaldir.”
demek değildir.
Doğru yöntem şudur:
İşlemi tanımla.
Sonra Kur'an'ın ilkeleriyle karşılaştır.
Eğer işlem:
faiz içeriyorsa,
kumar mantığı taşıyorsa,
haksız kazanç içeriyorsa,
aldatmaya dayanıyorsa,
karşılıklı rızayı ortadan kaldırıyorsa,
insanların mallarını haksız biçimde elde etmeye dayanıyorsa,
bu unsurlar Kur'an'ın açık yasaklarıyla çatışır.
Fakat bunlar yoksa, sırf işlemin adı modern olduğu için haram ilan edilemez.
12. Allah'ın Haram Kılmadığını Haramlaştırmak
Kur'an'ın en çarpıcı uyarılarından biri buradadır.
“De ki: Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kıldı?”
A‘râf 7:32
Ardından:
“Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle ‘Bu helaldir, şu haramdır’ demeyin.”
Nahl 16:116
Bu ayetler bize çok ciddi bir sorumluluk yükler.
Bir insan:
“Ben sigorta yaptırmıyorum.”
diyebilir.
Bu onun tercihidir.
Bir insan:
“Şu sigorta sözleşmesinde faiz bulunduğunu düşünüyorum.”
diyebilir.
Bu bir değerlendirmedir.
Ama:
“Bütün sigortaları Allah haram kılmıştır.”
dediğinde artık kendi değerlendirmesini Allah'ın hükmü olarak sunmuş olur.
Kur'an'ın uyarısı tam da bu noktada önem kazanır.
13. Kur'an'ın Ölçüsüyle Sigorta Nasıl Değerlendirilir?
Kur'an bize “sigorta” adında özel bir hüküm vermiyor.
Fakat ekonomik hayat için temel ölçüler veriyor.
Bu ölçülerle bir sigorta sözleşmesini inceleyebiliriz:
Birinci soru:
Faiz var mı?
İkinci soru:
Kumar mantığı var mı?
Üçüncü soru:
Haksız kazanç var mı?
Dördüncü soru:
Aldatma var mı?
Beşinci soru:
Karşılıklı rıza var mı?
Altıncı soru:
Sözleşme açık ve anlaşılır mı?
Yedinci soru:
Tarafların hakları korunuyor mu?
Sekizinci soru:
Bir taraf diğerinin malını haksız biçimde elde ediyor mu?
Bu soruların cevapları ortaya konulmadan:
“Sigorta haramdır.”
demek Kur'an merkezli bir hüküm kurmak değildir.
Sonuç: Sigorta mı Haram, Haksızlık mı?
Kur'an'ın ortaya koyduğu tabloya baktığımızda mesele daha berrak hale gelir.
Kur'an:
Ticareti yasaklamaz.
Karşılıklı rızayı esas alır.
Haksız kazancı yasaklar.
Faizi yasaklar.
Kumarın yasak olduğunu açıkça bildirir.
Aldatmayı ve haksızlığı reddeder.
Yardımlaşmayı teşvik eder.
Adaleti emreder.
Fakat:
“Sigorta haramdır.”
şeklinde doğrudan bir hüküm vermez.
Bu nedenle Kur'an merkezli bakışta yapılması gereken şey, sigortayı tek kelimeyle etiketlemek değil; sigorta sözleşmesinin içeriğini Kur'an'ın açık ilkeleriyle karşılaştırmaktır.
Sigorta bir risk yönetimi ve güvence sözleşmesi olarak yapılabilir.
Bu sözleşmenin içerisinde faiz varsa faiz ayrıca değerlendirilir.
Kumar mantığı varsa kumar ayrıca değerlendirilir.
Aldatma varsa aldatma ayrıca değerlendirilir.
Haksız kazanç varsa haksız kazanç ayrıca değerlendirilir.
Fakat bunların hiçbiri bulunmadığı halde yalnızca:
“Para verdin, karşılığında daha fazla para alabilirsin.”
diyerek işlemi kumar veya faiz ilan etmek, sözleşmenin mahiyetini ortaya koymadan hüküm vermektir.
Kur'an'ın bize öğrettiği temel ilke ise şudur:
“Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kıldı?”
A‘râf 7:32
Ve daha ağır bir uyarı:
“Şu helaldir, şu haramdır demeyin.”
Nahl 16:116
Öyleyse mesele sigorta kelimesi değildir.
Mesele şudur:
Bu sözleşmede Allah'ın haram kıldığı bir şey var mı?
Varsa onu ortaya koy.
Yoksa bir insanın kendi kanaatini Allah'ın hükmü haline getirmemesi gerekir.
Çünkü Kur'an'ın ölçüsünde asıl tehlikelerden biri yalnızca haramı işlemek değildir.
Allah'ın haram kılmadığı bir şeyi Allah adına haramlaştırmaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder