Göğe Bakma Durağı 👀💥
Göğe Bakma Durağı 👀💥
Mülk Suresi 4. Ayet ve Bilginin Sınırları
Gökyüzüne baktığımızda ne görürüz? Kimimiz için sadece parlayan yıldızlar, kimimiz için uçsuz bucaksız bir karanlık, bilim insanları içinse devasa bir matematiksel denklem...
Kur’an-ı Kerim, Mülk Suresi’nde bizi tam da bu noktaya davet eder: "Bak" der, "Bir daha bak." Ama bu bakışın sonunda bizi şaşırtıcı bir final bekler.
1. "Bir Daha Bak": Bitmeyen Bir Keşif Yolculuğu
Mülk Suresi 3. ve 4. ayetlerde Allah, göklerin kusursuz bir uyumla yaratıldığını söyler ve insanın bu düzende bir eksiklik aramasını ister. Ayet, "Bakışını tekrar tekrar çevir" diyerek bizi adeta bilimsel bir araştırmaya teşvik eder.
Buradaki mesaj açıktır: Evreni incelemekten, teleskoplarımızı en uzağa çevirmekten çekinmeyin. Ancak ayetin sonunda sarsıcı bir tespit vardır: "Bakışın sana aciz ve yorgun olarak geri dönecektir." Bu, "Bakma, göremezsin" demek değildir; aksine "Ne kadar bakarsan bak, gördüğün şey karşısında hayran kalacak ve kendi sınırlarını anlayacaksın" demektir.
2. Büyük Patlama (Big Bang) Her Şeyi Çözdü mü?
Bugün modern bilim, evrenin bir başlangıcı olduğunu "Büyük Patlama" teorisiyle açıklıyor. Bu teori, insanlığın evreni anlama yolundaki en büyük adımlarından biri. Ancak bazen bu teoriyi "mutlak ve değişmez bir gerçek" gibi algılama hatasına düşüyoruz.
Oysa bilimsel modeller, elimizdeki verilerle kurduğumuz en iyi tahminlerdir. Son yıllarda yeni nesil teleskoplar (James Webb gibi), beklediğimizden çok daha eski galaksiler keşfetti.
Bu durum, "Acaba teorimizde eksik mi var?" sorusunu doğurdu. İşte ayetin dediği "yorgun düşen bakış" tam da budur: Biz "Tamam, bulduk!" dediğimiz anda evren bize yeni bir bilmece sunar.
3. Bilgi mi Önemli, Bilginin Sınırı mı?
Kur’an bize bilimi yasaklamaz, aksine teşvik eder. Ancak bir uyarıda bulunur: Bilgiyi putlaştırmayın. İnsan, bir şeyi keşfettiğinde sanki evrenin tüm sırrını çözmüş gibi bir kibre kapılabilir.
Mülk Suresi 4. ayetteki "hasîr" (bitkin/yorgun) kelimesi, insanın zihinsel kapasitesinin bir sınırı olduğunu hatırlatır. Biz evrenin içinde küçük bir noktayız. Bir karıncanın dev bir kütüphaneyi anlamaya çalışması gibi, biz de kütüphanedeki kitapları (galaksileri, atomları) inceleriz ama kütüphanenin bütün hikâyesini tam anlamıyla kuşatmamız imkânsızdır.
4. Tevazu: Bilimin ve İmanın Ortak Noktası
Pek çok kişi bilim ile dini birbirine rakip gibi görür. Oysa Mülk Suresi bize farklı bir kapı açar:
- Bilim: "Nasıl?" sorusuna cevap arar, bakar, inceler, teoriler kurar.
- Din: Bu bakışın sonucunda insana "haddini" ve "hayranlığını" hatırlatır.
Bakışımızın "yorgun ve aciz" dönmesi bir yenilgi değil, bir başarıdır. Çünkü insan, ne kadar çok şey bildiğini fark ettikçe, aslında ne kadar az şey bildiğini anlar. Bu farkındalık, bizi kibirden kurtarıp gerçek bir "bilgelik" ve "iman" noktasına taşır.
Sonuç: Bakmak ama Görmek
Mülk Suresi'nin bu muazzam ayeti, modern çağın insanına şunu fısıldıyor: Araştır, oku, keşfet; ama evrenin efendisi olduğunu sanma.
Laboratuvarlarda, gözlemevlerinde veya gece kafamızı kaldırıp göğe baktığımızda hissettiğimiz o "küçüklük" duygusu, aslında yaratıcının büyüklüğünü (azametini) hissettiğimiz andır. Bilimsel teoriler değişir, modeller revize edilir; değişmeyen tek şey, insanın bu muazzam sanat karşısındaki hayranlığı ve acziyetidir.
UYARI / HATIRLATMA

Yorumlar
Yorum Gönder